23 Nisan 1920’nin notları

İstanbul’un, 16 Mart’ta İtilâf Devletleri tarafından fiilen işgali üzerine Mustafa Kemal:

Valilere, komutanlara ve Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti şubelerine durumu bildiren genelgeyi gönderdi.

Yabancı devlet temsilcilerine, Dışişleri Bakanlıklarına ve Millet Meclislerine protestosunu bildirdi.

İslam âlemini bu “onur kırma ve tecavüz darbesi” nden haberdar etti.

Komutanlardan, Ankara’da bir meclis toplanması hakkında görüş istedi.

Ankara’da bir meclis toplanması amacıyla acele bir seçim yapılması gerektiğini vilayetlere, mutasarrıflıklara, kolordu komutanlarına bildirdi.

Yabancı devlet temsilciliklerine, Ermenilerin doğuda halka yaptıkları zulmü ve işkenceleri protesto eden telgrafını gönderdi. Birkaç gün sonra bu telgrafları yineledi.

Düşman lehine propaganda ve casusluk yapanların tutuklanarak cezalandırılmaları emrini verdi.

İstanbul’dan kaçarak gelenleri istasyonda bizzat karşıladı.

Gazeteci Yunus Nadi ile görüştü ve şöyle dedi: “… Milletimiz çok büyüktür. Hiç korkmayalım. O, esir olmayı ve hor görülmeyi kabul etmez! Milletin bağımsızlığını vatanın son kaya parçası üzerinde savunacağız; kurtaracağız veya eğer mukadderse öleceğiz! Fakat eminiz ki ölmeyeceğiz ve kurtaracağız!”

Anadolu Ajansı’nı kurdurdu ve kuruluşunu duyurdu. Bu sıralarda, Şeyhülislam Dürrizade Abdullah, Anadolu’daki milli kuvvetleri kâfir ilan etmiş ve “katli vacip” fetvasını yayınlamıştır. Buna karşılık Ankara Müftüsü Rifat Börekçi de Dürrizade fetvasının geçerli olmadığını başka bir fetva ile duyurdu. Fetva, yüzlerce müftü ve din bilgini tarafından imzalanmıştı.

Mustafa Kemal:

İstanbul basınının sakıncalı yayınlarının Anadolu’ya girmesinin önlenmesi emrini verdi.

İstanbul’un emrindeki Anzavur ve Gavur İmam’ın ikinci kez başlattıkları isyanın bastırılması için komutanlara olağanüstü yetkiler verdi.

Esir edilen düşman askerlerinin hayatlarının korunması konusunda olağanüstü itina edilmesini istedi.

“Disiplinine, gayretine, imanına tamamen itimat edilecek” milli birliklerin oluşturulması ve Ankara’ya gönderilmesi için Kâzım Karabekir’e bir telgraf çekti.

İnebolu’da kurulan Gençler Mahfili’nden, Anadolu Ajansı’nın haberlerini köylere kadar ulaştırmalarını rica etti.

21 Nisan 1920’de,

Meclis’in 23 Nisan’da açılacağını vilayetlere bildirdi. “Çok ivedidir” başlıklı telgrafta şöyle yazıyordu:            

1- Yüce Allah’ın yardımıyla Nisan’ın 23 üncü Cuma günü, Cuma namazından sonra Ankara’da Büyük Millet Meclisi açılacaktır.

2- Vatanının bağımsızlığı, yüce halifelik ve padişahlığın kurtarılması gibi en önemli ve ölüm kalımla ilgili görevleri yapacak olan bu Büyük Millet Meclisi’nin açılış gününü Cuma’ya rastlatmakla o günün kutsallığından yararlanacak ve bütün sayın meb’us hazretleri ile kutsal Hacıbayram Veli camiinde Cuma namazı kılınarak Kur’an’ın ve namazın nurlarından ışık alınacaktır. Namazdan sonra Peygamberimizin kutlu sakalı ve kutsal sancak alınarak özel toplantı yerine gidilecektir. Özel yere (Meclis’e) girmeden bir dua okunacak, kurbanlar kesilecektir. Bu törende kutsal camiden Meclis’e kadar Kolordu Komutanlığınca askerî birliklerle özel düzen alınacaktır.

3- O günün kutsallığını pekiştirmek için bugünden itibaren il merkezinde vali Beyefendi hazretlerinin düzenleyeceği gibi hatim indirmeye kutsal Buharî okunmayla başlanacak ve kutsal hatmin son bölümleri uğurlu olsun diye Cuma günü namazdan sonra Meclis önünde okunup bitirilecektir.

4- Kutsal ve yaralı vatanımızın her köşesinde yukarıda belirtildiği gibi bugünden başlamak üzere Buharî okumaya ve kutsal hatim indirmeye başlanarak Cuma günü ezandan önce minarelerde salâvat verilecek ve hutbe okunurken halifemiz ve padişahımız efendimiz hazretlerinin kutsal yüce adı anılırken ulu padişahımızın kendisi ve ülkeler ile bütün uyruklarının bir an önce kurtulması ve mutluluğa kavuşmaları için ayrıca dua edilecek ve Cuma namazı kılındıktan sonra da hatim indirilmesi tamamlanarak yüce halifeliğin ve padişahlığın ve bütün ülke bölümlerinin kurtulması amacıyla yapılan ulusal çalışmaların önemi ve kutsallığı ve her yurttaşın kendi vekillerinden oluşan bu Büyük Millet Meclisinin vereceği yurt görevlerini yapmaya zorunlu bulunduğu hakkında vaazlar okunacaktır. Daha sonra halife ve padişahımızın, din ve devletimizin, vatan ve milletimizin kurtuluşu, esenliği ve bağımsızlığı için dua edilecektir. Bu dinsel ve yurtsal tören yapıldıktan ve camilerden çıkıldıktan sonra Osmanlı ülkelerinin her yerinde, hükûmet konağına gelinerek Meclis’in açılışından dolayı resmî kutlamalarda bulunulacaktır. Her tarafta Cuma namazından önce, uygun şekilde kutsal mevlid okunacaktır.

5- Bu bildirinin hemen yayımlanıp dağıtılması için her araca başvurulacak ve hızla en uzak köylere, en küçük askerî birliklere, memleketin bütün örgüt ve kurumlarına bildirilmesi sağlanacaktır. Ayrıca, büyük levhalar halinde her tarafa asılacak ve yapılabilen yerlerde bastırılıp çoğaltılarak para karşılığı olmadan dağıtılacaktır.

6- Tam başarı için büyük Allah’a yakarılacaktır.

***

Mustafa Kemal, 22 Nisan 1920 tarihinde de, “telgraf dakika geciktirilmeyecek” ibaresiyle şu bildiriyi yayınlar:

Yüce Allah’ın yardımıyla Nisan’ın 23 üncü Cuma günü Büyük Millet Meclisi açılarak göreve başlayacağından o günden sonra bütün sivil ve askerî makamların ve bütün milletin bağlı olacağı yer o Meclis olacaktır, duyurulur.

***

23 Nisan 1920’de, Türkiye Büyük Millet Meclisi Ankara’da açılır. 24 Nisan’da Meclis’in teşekkürlerini bildirmesi üzerine Mustafa Kemal Paşa milletvekillerine şöyle der; “… Benim için dünyada en büyük mükâfat, milletin en ufak takdir ve iltifatıdır.” ve devam eder: “Bu dakikadan itibaren teklif ediyorum: Derhal memleketin mukadderatını üzerinize alınız! Bütün bu Meclis, bütün manasıyla sorumlu olmak lazım gelir. Millet bizi ancak bunun için gönderdi; bizi buraya beş kişinin eline milleti terk edelim diye göndermemiştir.”

Mustafa Kemal Paşa aynı gün yapılan ilk gizli oturumda da şöyle diyecektir: “… Yalnız ve yalnız bir şey düşünmeye mecburuz; o da memleketin kurtuluşudur… Millete bağımsızlık temin edileceği güne kadar bir fert olarak bütün varlığımla çalışmaya mukaddesatım adına söz vermişimdir. Bu sözü burada tekrar etmekle şeref kazanırım.”

***

Gazi Meclis, 15 Temmuz 2016’da, iktidarın eliyle besleyip büyüttüğü, “aynı menzile giden farklı yollardan biri olarak” tanımladığı, dinci ve hain Fethullah (FETÖ) örgütü tarafından bombalandı. Ancak ders alınmadığı açıktır! Çünkü, farklı farklı adlar altında da olsa iktidarın, cemaat ve tarikatlarla ilişkisinin sürdüğü bilinmektedir. Atatürk Cumhuriyeti’ne ve hukuk devletine inanan her Türk vatandaşı ise Gazi Meclis’i ve onun bünyesinde yeşeren laikliği korumak için mücadele etmek zorundadır.

Yıl 2021 ve yine bir Cuma günü Meclis’in açılışını kutluyoruz.  23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun. Nice 101 yıllara…

Canan Murtezaoğlu

 

 

Yararlanılan kaynaklar:
Prof. Dr. Utkan Kocatürk, Kaynakçalı Atatürk Günlüğü, Atatürk Araştırma Merkezi
Nutuk, Bedi Yazıcı çevirisi