Bir işsiz ne yaşar?

 

“Çalışmak isteyip de çalışamamak… Günlerce, aylarca ya da yıllarca iş arayıp da bulamamak… Çaresizliğin karşısında o kırılgan noktaya gelmek işten bile değil. Bazen beynimin içinde deli deli düşünceler birbirleriyle yarışıyor. Ben işe yaramaz biriyim! İşe yaramadığım için de bu dünyada yerim olmadığını düşünüyorum. Evet, bir gün iş hayatı da bitecek elbette. Bunu kabul ediyorum ama bu kadar erken olmamalıydı… İş hayatı mücadele demek, çaba demek, bir şeylerin üstesinden gelebilmek için gayret sarf etmek demek. Tüm bunlar kişiyi canlı tutar. Yorulursunuz ancak yorulan insan geceleri rahat uyur; beynine olur olmaz düşünceler hücum etmez. Yorulmayan insan geceleri uyumaz, uyuyamaz. Beyninde dolaşan binlerce olumsuz düşünce ona rahat vermez. Gece uyumayınca da gündüz yataktan çıkamaz. Hayatı ters yüz olur. Gecesi gündüze, gündüzü ise geceye karışır… Uzun süre işsiz kaldığı için boşluğa düşen ve intihar edenlerin haberlerini sık sık gazetelerde okuyoruz. İnsanın bir anlık çılgınlığı ya da cinneti kendi canına veya sevdiklerinin canına kıyabilmesine sebep oluyor. Çaresizlik insanı hiç istemediği eylemlere yönlendirebiliyor.” (Tülay Hergünlü; “İşsiz”, Doğu Kitabevi, s 125-126)

Bu satırların yazılmasının üstünden tam altı yıl geçti. İşsizlik Covit-19’un da etkisiyle katlanarak arttı. Esasında salgın hastalık Türkiye’yi, ekonomisinin çok fazla kırılgan olduğu bir dönemde yakaladı. İnsanlar aç, insanlar çaresiz, insanlar bunalımda… Depresyon ilaçlarında patlama yaşanıyor (basın). Cinayetler, intiharlar daha da arttı… 83 milyonluk ülkenin insanları, dağları aşmış bir işsizlik sorunuyla boğuşmak zorunda ve ne yazık ki ufuktan bir güneşin doğması şimdilik mümkün görünmüyor…

Tülay Hergünlü – SMMM