Kategori: Kalem Kardeşliği

Katlanmak zorunda mıyız?

 Ekonomi basınında “düşürülemiyor, enflasyon 16,2’den 17,14’e yükseldi” yazısını görünce ve piyasada, işletmeler nezdinde ekonomik konuların sürekli içinde olduğunuz için canınız sıkılıyor. Etrafınızda yaşanan olayları gördükçe, uygulanan ekonomi politikalarına karşı kendinizi tepki vermek zorunda hissediyorsunuz. Neden bazı şeyler hiç değişmiyor, anlamında! Amacımız siyaseti ya da siyasetçileri eleştirmek değil. Ama 1970 yılından itibaren Türkiye’deki enflasyon dönemine baktığımız […]

Evlere şenlik uygulamalar

Gün geçmiyor ki iktidarın evlere şenlik yeni bir uygulamasına şahit olmayalım. Akla, hayale gelmeyecek işlere imza atıyorlar; işte onlardan üç tanesi… Pandemi nedeniyle 17 günlük “tam kapanma” dediler. Nasıl kapanmaysa, herkes dışarıda… Sadece 65 yaş ve üstü vatandaşların hapis hayatı devam ediyor. Üstelik bu kez normal zamanlarda verdikleri dört saatlik dışarı çıkma serbestliği de yok. […]

Siyasetçinin secdesi

Din ve vicdan özgürlüğünü tanımlayan, “Ve de ki: ‘Gerçek Rabbinizdendir. Dileyen inansın, dileyen inkâr etsin.” (Kehf /Mağara,29) cümlesi, gerçeğin kaynağını belirterek sorumluluğu insana bırakır. “Dinsiz milletlerin devamına imkân yoktur.” diyen Atatürk’ün kurduğu ve laik bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nde din ve vicdan özgürlüğü Anayasa (m.24) ile güvence altındadır. Dinin her türlü çıkar hesaplarından uzak […]

Büyük Koleksiyoncunun Koleksiyonu

Bazıları, belirli sanatçıları yoğun bir biçimde destekler; takibe alır, her eserini koleksiyonuna katar, tutkusu kısmen takıntıya dönüşse de o bu sevdasından vazgeçmez. Bazıları ise, sahip olduğu sanat eserleriyle kişisel bir ilişki geliştirme ihtiyacı duyar. Yaşamında, hayatın anlamını ve yoğunluğunu ifade eden şeylerin peşinde koşar. Bunu da önce yüreğiyle hisseder, aklıyla ortaya koyar. Yıllar önce başladığı […]

Sürdürebilirlik raporlarının ahlaki boyutu

Bazı üretim işletmelerinin bulunduğu sanayi bölgelerinde, çoğu zaman yolların bozuk, yağmur yağdığında çamurla dolan veya fabrika artıklarının yığın halinde olduğu bölümler, fabrikalardan dışarıya verilen atık suların aktığı görüntüler Türkiye’de kanıksanmış faaliyetler arasındadır. Böyle yerlere işiniz olup gittiğinizde, üretim sanayisinin bir gereği gibi kabul edilip olağan karşılanır. Yıllar öncesinde daha kötü olduğu aşamaları vardır. Ancak günümüze […]

Temizlik imandan gelir

Millet olarak kişi ve çevre temizliğine fazla önem vermeyen bir yapıya sahibiz. Su ve sabunla aramızın çok iyi olduğu da söylenemez. Evlerimizi temizleriz ama sokak ve caddelerimizi çöplüğe çeviririz. Sahillerimiz yüzer bir çöplük görünümündedir. Aracımızla giderken içtiğimiz pet su şişesini ya da meşrubat kutusunu fırlatıp atmayı, kül tablamızı asfalta boşaltmayı, burnumuzu sildiğimiz kâğıt mendili camdan […]

“OKU!” nun dikkat çektikleri

Yaratan’ın, tebliğ için seçtiği Elçi’sine ilk emri “OKU!” dur. Diğer bir ifadeyle “OKU!” emri Kur’an’ın ilk cümlesi içinde yer alır. Kur’an, “bin aydan daha hayırlıdır” ifadesiyle tanımlanan “Kadir Gecesi” sinde Hz. Muhammed’e vahiy yoluyla inmeye başlamıştır. Aylardan, Ramazan’dır. Vahiy kısaca; bir buyruk veya düşüncenin Tanrı tarafından peygambere bildirilmesidir; hızlı bir şekilde ve gizlice söylemektir. Akıl […]

Big data; muhasebe verilerinden büyük veriye

1990’lı yıllarda, henüz bilgisayarların vergi daireleri ve diğer kamu kurumlarında yeni kullanılmaya başladığı dönemlerde, muhasebe ve mali işler departmanlarında çalışan kişilerin işlerinin kolaylaşacağını, birkaç kez farklı yerlere işlenmesi gereken bilgilerin tek bir yere işlenmesiyle, bilginin birçok yerde kendiliğinden oluşacağını söyleyenler haklı çıkmış, fakat ne yazık ki; muhasebe departmanlarının işlerinin kolaylaşması yerine daha yoğun hale gelmişti. […]

Yetimler toplumun ortak evladıdır

Türk Dil Kurumu’nda “yetim” in anlamı; babası ölmüş olan (çocuk), babasız, olarak veriliyor. “Öksüz” ün anlamı ise; anası veya hem anası hem babası ölmüş olan (çocuk) olarak verilmekte. Eski Türkçede “anne” karşılığı kullanılan “ög” bugün sadece annesini kaybetmiş çocuklar için kullanılan “öksüz/ögsüz” sözcüğünde yaşamaktadır. Başını dayayacak bir göğüs bulamayan çocuk anlamı da verilmektedir. Kur’an ise, […]

Bol köpüklü mis gibi bir Türk kahvesi

Bir gün yolum Mısır Çarşısı’na düştü. Dolaşırken, Sultanhamam’da çalıştığım yıllarıma gittim. Öğlen tatillerinde mutlaka Mısır Çarşısı’na uğrardık. O zamanlar şimdiki gibi sadece kuruyemişçiler, aktarlar, hediyelik eşya mağazaları yoktu; çeyiz ve kıyafet satan mağazalar da vardı. Özellikle bir mağazada çok güzel kadife pantolonlar satılırdı. Bir keresinde siyah bir kadife pantolon almıştım kendime. Kuru Kahveci Mehmet Efendi’nin […]

Koleksiyonerlerin dünyası

Sanat koleksiyoncuları tutkulu mu, yoksa yatırımcı mı? Çocuksu denebilecek bu sahip olma isteği sanat koleksiyoncularının ortak noktası. İnsanı besleyen güzel bir ruh halidir koleksiyoner olmak. Gel gör ki pul koleksiyonu ve benzeri koleksiyona sahip olmak bu kadar heyecan verici değildir. Sanat eserleri revaçta olan lüks değerlerdir. Eserin fiyatı kıdemine göre değişse de, değeri her zaman […]

Ebu Hanife ve demokrasinin iz düşümü

İnanıyor ve düşünüyorum ki, çoğu okuyucumuz bu başlığı yadırgayabilir, ilginç bulmayabilir. Üç yıl öncesine kadar ben de size yakın düşünce ve ön kabullerde idim. Fakat Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk ve Ebu Zehra’nın Ebu Hanife hakkındaki kitaplarını okuyunca, bu olağanüstü aklı bir yere not ederek; Roma ve Yunan kültür ve tarihi üzerinde çalışmalar ve İslam […]

Dünyanın reformist ve akılcı ekonomisi

Dünyadaki ekonomik gelişmenin başlangıcı 15.yüzyıldan itibaren, kapitalizmin gelişmesine de katkı yapan, dünyayı tanımaya yönelik yaklaşımların; tanrıbilimci yaklaşımlardan, daha akılcı düşünce yapısına geçiş evresiyle başlar. Akılcı yaklaşımlar; yeni bilim, teknoloji ve kurumların ortaya çıkmasının en önemli nedenidir. Akılcılık sayesinde yeni reform hareketleri doğmuş, yeni, faydalı gelişmeler meydana gelmiştir. Reform hareketlerinin başlangıcı; reformun öncülerinden sayılan, 1517 yılında […]

Yalnızlık

Sabah yine mecburen markete uğradım. Manav kısmı dışarıda olduğu için burayı tercih ediyorum. Sabah saatlerinde de tenha oluyor… İçeriye girdim, ürünlere bakıyorum. Derken bir hanım dikkatimi çekti. Hem market arabasını yürütüyor hem de kendi kendine konuşuyordu. Tam uzaklaşacakken, “Eldiven arıyorum ama bulamıyorum. Sebzeleri seçmek için eldiven gerekiyor” dedi. Bir taraftan da sağa sola bakınıyordu. Eldivenler […]

Güncel güvenlik aynası

Son yıllarda beş duyu ve mevcut görüntüleme yöntemlerine çığır açıcı yeni bir buluş eklendi; terahertz (THz) görüntüleme cihazı. İnsanoğlu var olduğu tarihler boyunca sağlık, güvenlik, haberleşme vb. konulara çok önem vermiş ve bu konular üzerinde sayısız çalışmalar yapmıştır. Bilimin ve buna bağlı olarak teknolojinin hızla geliştiği bu dönemde bu konular üzerindeki çalışmalarda hayret edici bir […]

İslam ülkelerinde kan ve gözyaşı neden bitmiyor?

Müslüman ülkelerin durumu içler acısı… Filistin, Irak, Afganistan, Mısır, Libya, Tunus, Lübnan, Somali ve diğerlerinde kan ve gözyaşı hiç bitmiyor. Özellikle de Suriye’de yaşananlar, insan olan herkesin yüreğini acıtıyor. En acısı da Müslüman, Müslüman kardeşini, “Allahu Ekber” diyerek boğazlıyor… Yani, “Allah büyüktür” diye diye Müslüman coğrafyada kan dökülüyor. Müslüman’ı Müslüman’a boğazlatanlar kim? Medeni (!) Batı; […]

Sermayeden öz sermayeye geçiş

Makroekonominin içine sığmayan ve ayrı bir dal olarak ortaya çıkan “finans” kavramı daha çok mikroekonominin içinde kendisine yer bulmuştur. Devlet yönetimine bağlı olarak, makroekonomi ölçeğinde çıkan buhranlar veya kriz dediğimiz dönemlerde, işletme finansı anlamında, yeni finansal varlıklar türetilme yoluna başvurulmuş, getirisi mevcut bir finansal varlığa dayanak oluşturan türev ürünler dediğimiz, benzeri veya farklı türlerde, finans […]

Masallar da masum değil!

Masallar, çocukluğumuzun vazgeçilmezleridir. Hemen hemen her çocuk mutlaka bir masalla tanışmıştır. Bizim çocukluğumuzda bir masalcı teyzemiz vardı. Bazı akşamlar çocukları toplar, birbirinden güzel masallar anlatırdı. Harika vakit geçirirdik. Prensler, prensesler, kötü kalpli cadılar, kötü kalpli üvey anneler… Çocukken farkında değildik tabii…Kötü kalpliler genelde kadınlar olurdu. Pamuk Prenses’in, kötü kalpli cadısı, Kül Kedisi’nin kötü kalpli üvey […]

Devlet başarısızlığının rekabete etkisi

Herhangi bir ekonomik istikrarsızlıkla karşılaştığımızda, devlet müdahalesiyle durumun düzelmesini beklemek, umut içinde olmak normaldir, fakat her yönetim yapısından bunu beklemek hayalden öteye gitmeyebilir. Böyle durumlarda devletin bireylerle veya toplumun esas gücünü oluşturan kurumlarla olan ilişkilerine bakmak gerekir. İstikrarsızlığın düzeltilmesinde hangi yapısal konuda etkili, hangi düzeyde kabul edilebilir olduğuna da bakmak gerekir. Olumsuz gidişatın üstesinden gelebilmek […]

Televizyon dizilerinde ahlak tatile çıkmış…

Bir televizyon dizisinde iki kadın bir erkeğin karşısına geçmiş, birisi diyor ki ben hamileyim, öteki diyor ki ben de hamileyim… Kadınlardan birisi adamın karısı, diğeri de eski sevgilisi. Üstelik de adam eski sevgilisiyle, nikâhından önceki gece halvet olmuş… Şu işe bakın ki adamın ilk karısından da bir kızı var. Dikkat edilirse, dizilerde genellikle iki kadın […]

“Benlik sınırlarını esnetebilmek”

“Herkeste her zaman ortaya çıkmayan ama herkesin yaşamında en azından birkaç kere varlığını hissettiren; kiminin hissettiği kiminin ise varlığından haberdar bile olmadığı o garip dürtüdür ‘sınırları aşma’ arzusu…”* Bu sözler, değerli bilim insanı Prof. Dr. Sinan Canan’a ait… Bu konuda, Canan’ın ilgisini çekenler ise; “doğumdan itibaren çevresi tarafından kendisine ‘sen’ diye kodlanmış ‘benlik sınırlarını’ esnetebilen, […]

Finansal ve insan merkezli raporlama

Günümüzde, gerek yatırımcıların, gerekse finansal bilgi kullanıcılarının, tek başına finansal temele veya gerçekleştikten sonraki verilere dayalı bilgilerle yetinmediğinden, finansal raporların geleceğe yönelik, uzun vadeli değer yaratma potansiyelini daha iyi anlatacak raporlama talepleri vardır. Türkiye’de geçmişte sanayi bölgelerinde bulunan fabrikalara gittiğim zaman, doğaya salınan atık suların ve çıktıların veya atık çıktı malzemelerin yük taşıma araçlarıyla toprağa […]

Çerçeve

Şu sıralar beyne merakım arttı. Gerçi kendimi bildim bileli tıbba ve insan vücuduna ilgim vardı; kan nasıl dolaşıyor, kalbin karıncıkları, hücrenin zarı, nöronlar, sinapslar falan, okumaktan en zevk aldığım konular olmuştur hep. Vücudumuzun içindeki o incecik yapılardaki hassas düzeni görmek, oldum olası heyecanlandırmıştır beni. Ama şu ara özellikle beyne ve işleyişine daha da merak sardım. […]

Ruhunu Ortaya Koyan Ekspresyonizm Akımı ve Zaha Hadid

Doğanın olduğu gibi aktarılmasını hoş karşılamaz, bunun yerine duyguların ve iç dünyanın etkisine dikkat çeker. Gerçek görüşün yerine sanatçının kendine özgü görüşü üzerinde durur. Duyguların, iç dünyanın ön plana çıkarıldığı sanat akımı ekspresyonizm öncelikle resimde başlamıştır. Somut dış dünyayı doğrudan resme taşımasına karşın, sanatçının soyut bakış açısı ve onda uyandırdığı duygular resmedilir. Ekspresyonistler için tek […]

Bir Kemal Sunal filmi olsa da izlesek

Yaşadığımız bu salgın günlerinde, 2006 yılında kaleme aldığım, Kemal Sunal ile ilgili bir yazı aklıma geldi. Tekrar okudum. Güncelliğinden hiçbir şey kaybetmemiş. Biraz günümüze uyarlayarak yeniden yayınlamak istedim. Bazen kendi kendimize şöyle mırıldanırız; “Bir Kemal Sunal filmi olsa da izlesek.” Özellikle 1970-1980,  hatta ’90 kuşağı çok daha düşkündür onun filmlerine. Neredeyse her karesini ezbere bilirler […]

Planlama ve risk ayrışımı

İşletmeler açısından, enflasyonun doğru tahmin edilememesi, döviz kurlarının dalgalanmaya bırakıldığı, faizlerin yüksek seyrettiği dönemlerde risklerin belirsizliği üst seviyeye çıkmaktadır.  Risk; gelecekle ilgili birtakım beklentilerin yerine gelmeme olasılığıdır. Beklenmeyen durumların ortaya çıkması durumu ile incinme, yaralanma ve zarara uğrama halidir. Finansal açıdan risk ise gerçekleşen getirinin, beklenen getirinin altına düşme veya yukarıya çıkma halidir. Buna yatırımın […]

8 Mart; uyanış, direniş ve özgürleşme günü

Kadın hareketi, bir özgürlük ve eşitlik hareketidir. 8 Mart 1857’de ABD’nin New York kentinde, dokuma işçisi kadınların; çalışma saatleri, düşük ücret ve insanlık dışı çalışma koşulları sebebiyle gösteri yürüyüşü yaptıkları, polis şiddetine maruz kaldıkları ve ayaklar altında çiğnendikleri bilinmektedir. 8 Mart 1908’de ise kadınlar, yine New York kentinde, çalışma saatlerinin azaltılması, daha iyi ücret, oy […]

Finansal araçlar ve kriz yaratan nakit

Çok korkulan krizlerin, aslında tam anlamıyla olumlu yaratıcı ve iyimser fikirlerin doğmasına zemin oluşturma özelliği de unutulmamalıdır. Neticesinde bir değişim getirir ve ardından yeni bir şeylerin doğumuna neden olur. Finansal anlamda bunun en önemli örneği ise; “dünya bunalımı” veya “büyük buhran” olarak adlandırılan 1929 krizidir. Buhran sonrasında geçen süreçte finansmanla ilgili köklü değişiklikler meydana gelmiş, […]

Finansal işlemler ve kobilerde görünen nakit

Sanayileşmenin gelişmeye başlamasıyla birlikte, ticaret ve üretim alternatiflerini ileri düzeye taşıyan ülkelerde, kişiler ve ülkeler arasında karşılıklı bağlayıcılığı olan, türetilmiş finansal varlıkların (alım, satım, ithalat, deniz taşımacılığı veya ihracat vb. belgeler) kullanılmasına ihtiyaç duyulmuş, ticari yasaların içinde yer alan finansal varlık ve kaynakların yönetilmesi, ekonominin ayrı bir alt dalı olarak ortaya çıkmıştır. Sanayinin gelişmesiyle birlikte […]

Madde diye bir şey var mı?

Günlük yaşam esnasında çevremize baktığımızda büyük bir kısmının maddeden ibaret olduğu görülür. Fakat yapılan deneyler sonucunda bilim dünyası çok daha farklı gerçeklerin farkına varmıştır. Bu nedenle bilim insanları bu konu üzerindeki araştırmaları daha da genişletmeye ve geliştirmeye çalışmaktadır. Bilindiği gibi doğadaki mevcut kuvvetler (zayıf, şiddetli, elektromanyetik ve yerçekim kuvvetleri) ve parçacıklar (elektron, proton, nötron vb) […]

Zekilik, çalışkanlık ve demokrasi

Atatürk‘ün bir sözü var: “Türk milleti zekidir, çalışkandır.” diye… Bu sözden yola çıkarak… Önemli olan bir ülkeyi yöneten politikacıların, siyasilerin, yönetenlerin aklı işletmeleridir… Siyasiler, yönetenler aklı şeytana kiraya verirlerse o ülkenin başına her türlü sıkıntı, zorluk gelir. Şu anda dünyamızdaki ülkelerin durumlarına baktığımızda hangi ülkenin yöneticileri aklı işletiyor, fen ve bilime değer veriyorsa o ülkenin […]

Yasak Aşk: Bedri Rahmi Eyüboğlu ile …

Bedri Rahmi Eyüboğlu, 1911’de Giresun Görele’de doğdu. Ailesinin beş çocuğundan ikincisiydi. Trabzon Lisesi’nde okudu ve 1929 yılında İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi‘ne (Mimar Sinan Üniversitesi) girdi. 1930 yılında Fransa’ya ağabeyinin yanına gitti. Fransa’da Gauguin, El Greco, Cézanne, Matisse, Braque, Chagall gibi ustaların resimlerinden etkilendi ve onların eserlerini, tekniklerini inceleme fırsatı buldu. Rumen asıllı Eren Eyüboğlu ile […]

Amaç, öngörü ve yönetişimin bileşimi

İnternetin henüz tanınmaya başladığı yıllarda, bir firmada hevesle mali mevzuata ait bir konu araştırdığımı gören patronum, “işime bakmamı ve işyerinde internette gezinmememi” söylemişti. İşime baktığımı ve kendilerinin talep ettiği bir işle ilgili, internette bir konuyu araştırdığımı, gezindiğim ilgili siteleri göstermiş olmama rağmen, bu işleri zaten bilmem gerektiğini söyledi ve evimde internette gezinmemi tavsiye ederek, mali […]

Risk süreçlerini sıfırdan ele alma zorunluluğu

Kriz; en basit anlamıyla -işletmeler açısından baktığımızda- yaşam ve varlıklarını, gelecekle ilgili plan ve programlarını tehlikeye sokan olumsuz ve istenmeyen durumlardır. İşletmeler faaliyetlerini yürütmek için iç ve dış çevreyle sürekli iletişim halinde olmak zorundadırlar. Bu etkileşim bazen fırsatlar bazen de tehditler yaratır. Bu tehditlerin en önemlisi ise, işletmelerin kontrolü içinde ve çoğu zaman dışında gelişen […]

Türkiye’de iş hayatında dürüstlükten-denetime

1950’lerde çok partili döneme ve 1980’lerde serbest piyasa ekonomisine geçiş, girişimcilerin ticari hayata dair ahlaki değer yargılarının ve dolayısı ile iş süreçlerinin değişimine neden olmuştur. Bu değişimin, girişimcilerin ekonomik zihniyetleri üzerinde etkileri ise, 1980 yılına gelinceye kadar, normal “ticari ahlak’” çerçevesinde devam ettiği sonucunu veriyor. “Dürüstlükten-denetime” makalemi tasarlarken, ekonomi gazetelerini taradım ve “Eczacıbaşı’ndan sıfır tabanlı […]

İlk Türkçe Kur’an

“Vahiy kısaca; bir buyruk veya düşüncenin Tanrı tarafından peygambere bildirilmesidir… Vahiy olarak aktarılan sözler, muhatabı olan toplum tarafından açıkça anlaşılmalı ve üzerinde düşünülmelidir. Bu nedenle, Arap toplumuna indirilen Kur’an, Arapçadır. “Kendilerine açıkça anlatabilmesi için, her elçiyi kendi ulusunun dili ile gönderdik.”(İbrahim,4) cümlesi ile de bu durum kesin olarak belirtilir…Her insanın Arap dilini bilmesi mümkün olmayacağına […]

Görünmezlik gerçek mi oluyor?

Hem dalga hem de parçacık (foton) özelliğine sahip olan ışık, boşlukta saniyede yaklaşık 300.000 kilometre (ışık hızı, doğanın temel sabitlerinden biridir) yol almaktadır. Durgun kütlesi sıfır olan, sonsuz bir ömre sahip olan ve başka şeylere bozunup dönüşmeyen ışık bir enerji çeşididir. Işığın özellikleri, radyo dalgalarından gamma ışınlarına kadar gidebilen elektromanyetik dalganın boyuna göre değişir. Doğadaki […]

Yeni teknolojide aynı yollardan mı yürüyoruz?

Geçmişi bilmek, günümüzde yapılanları daha istikrarlı hale getirmek için ışık tutar. Aslında olayları ilgili dönemin şartlarına göre değerlendirmek gerekirse de, uluslararası çıkar çatışmalarında yöntemler değişiyor, fakat amaçlar değişmiyor. Doğrusunu söylemek gerekirse, üretim dünyasındaki değişiklikler, genellikle sosyal büyük değişimlere yol açmıştır. Modern dünya, Sanayi Devrimi’nden bu yana, üretim dünyasıyla bağlantılı teknoloji ve kurumlarda yapılan değişimlerle oluşmuştur. […]

Mantığın yerle bir edilmesi, Avangarde akımının özgür iradesi

Avant-Garde ilerici sanat akımı demektir. Avangart terimi: Sanata verilen öncü rolü ifade etmek için kullanılır.  Avangart’a bakan bir daha bakar, benzersiz olmayı hedefler. Avangart sanat; kültür, gerçeklik tanımları içindeki kabul edilmiş normları sarsıp sınırlarını değiştirmeyi amaç edinir. Avangart hareketler, sanat tarihinde büyük kırılmalar yaratmış; avangart sanatçılar ise sanatın, üretimi, dağıtımı ve algılanmasını değiştirmişlerdir. Günümüz sanatında […]

İlk insanın yöneticisi de kendisi, yönetileni de kendisi idi

Ve Tanrı insanı yarattı… Bilinmeyen bir süre sonunda yeryüzündeki yaşamına başlayan insan, yine bilinmeyen bir süre sonuna kadar yaşayacağı dünyada, içinde bulunduğumuz yirmi birinci asra gelene kadar düşünebildiği kadar düşündü. İşitti. Gördü. Duydu. Hissetti. Aklını kullandı. Düşündü ve düşündü. Bir şeyler yaptı. Araştırdı. Yapabileceği her şeyi denedi. Yaşamının durmadığını, insan denen varlığın, yani soyunun devamlı […]

Gece bekçisi

Bekçi amca , polis abi… 40’ların, 50’lerin Erenköy’üne selam olsun! Başında kasketi, kalın kumaştan kızıl kahverengi üniforması, belinde palaskasıyla akşamın ilerleyen saatlerinde işe başlardı. Mahallede göründüğünde, eksik olan bir şey tamamlanmış olur; güvenliğimiz bir ordu tarafından emniyete alınmışçasına ferahlardık. Gürültüyle mücadele de bekçinin görevleri arasında yer alırdı. Sazlı sözlü eğlencenin ayyuka çıktığı bir ev görünce, […]

Ahlak yenir mi içilir mi?

Ahlak ne yenir ne içilir ancak bir toplumun ilerlemesi için üzerinde durulması gereken bir kavramdır. Kelime anlamı; bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kuralları, aktöre olarak veriliyor. (TDK) Oldukça sınırlı bir tanım. İnsanlığın ortak kabulleri olan, çalmamak, yalan söylememek gibi iyi ahlak kuralları ilk akla gelenler ancak bu eylemlerin, farklı coğrafyalar/toplumlar/aileler/bireyler […]

Orijin teorisi kapsamında ulaşım

Sözlük tanımıyla ulaşım, “bir şeyi bir yerden başka bir yere aktarma” eylemidir. İnsanoğlunun bu konuda kullandığı ilk vasıtalar, M.Ö 4. veya 3. milenyumda, başta atlar olmak üzere, evcilleştirilmiş hayvanlardır. Bu durum, o devrin insanının, ulaşımı bir yaşayış gerekliliği olarak kavramasının bir sonucudur.* Bu orijin bize ulaşımın ve dolayısıyla ona vesile olan vasıtaların, bir ihtiyaç olarak […]

Yıldız kümelerine adı verilen Prof. Dr. Paris Pişmiş

“İnsanın kendini yetiştirmesi doktora yapmakla bitmiyor. O zamandan bu yana o günkü bilgilerimize aykırı düşen birçok gelişme oldu. Bunları takip etmek aslında bilime borcumuzdur diye düşünüyorum. Buluşlar yapabilmek bilimi ileriye götürmek, sorulara cevaplardan daha fazla önem vermekle olabiliyor.” Prof. Dr. Paris Pişmiş 1911 yılında İstanbul’da doğar. “Pişmiş” soyadı Maliye Bakanı olan dedesine, zamanın padişahı tarafından […]

Hazım

Hazım, sindirme anlamı ile kullandığımız bir kelime. Hayatın temeli işlevlerinden yemek yemek için kullanageldiğimiz, eş-dost, akraba oturmalarında nükte konusu, “bi soda lazım” bunun üzerine diye gülüştüğümüz, aslında nüktedan eleştiri içeren “hazım”… Görece bir de “benimsenme, kabul edilme“ anlamı da içerir “hazmetme”; yaşanılan bir durum için, kâh iyi kâh kötü. Ve kelime eğer bu anlamı ile […]

Doğada gizlenen oran: altın oran

İnsanoğlu tarihler boyunca etrafında var olan nesneleri incelemiş ve özelliklerini belirlemeye çalışmıştır. Bu uğraşlar içerisinde en büyük yardımı ise matematikten ve fizyolojiden almıştır. Tüm bu çalışmalar sonucunda ise “altın oran” olarak tanımlanan bir kavramın farkına varılmıştır.  Altın oran, diğer bir deyişle altın kesit kavramı yaygın biçimde doğada, klasik sanatta, modern mimaride, bilimde ve son yıllarda […]

Üst akıl

Bir yılı daha geride bıraktık. 2020’de çetin şartlarla sınanan insanlık, 2021’e zorlukları geride bırakacağı günlerin özlemi ve umuduyla girdi. Eskiden basmakalıp söylenen “sağlık ve huzur” dileklerini, eminim bu yıl tüm hücrelerimizle hissederek söyledik hepimiz. Ben de tüm insanlığa, her şeyden önce sağlık diliyorum; hem beden hem de akıl sağlığı… Zira şu sıra en çok ihtiyaç […]

“Bilinçli saygı”

“Bilinçli saygıları artar” sözcükleri, Kur’an’ın bir cümlesinde yer alıyor. (Hüseyin Atay, İsra/Gece Yolculuğu, 109 meali) Burada geçen “huşû” kelimesi; alçak gönüllülük, Tanrı’ya boyun eğme, gönlü korku ve saygı ile dolu olma, hayranlık ve korkunun karıştığı bileşik bir duygu olarak tanımlanıyor. (TDK)  Huşû, farklı ayetlerde “içten saygılı” (Bakara,45) ve “boynu bükük” (Fussilet, 39) ifadeleriyle de meallendiriliyor. […]

Olgun

Ülkemizin gerçeğidir akşam pazarları. Fakir fukaranın “alış” saatleridir. El ayak biraz çekildikten sonra gündüzün alışverişinden arta kalan yiyecekler sebze-meyve kasalarının içine bırakılır. Akşam pazarının sakinleri sessizce kasaların yanına sokulur ve içindeki ezilmiş, büzülmüş, çürümüş sebze ve meyveleri ayıklamaya başlarlar; ” bu yenir, bu yenmez…” Yanlarında getirdikleri torbaların içine doldurulan yiyecekler o akşamın yemeğidir. Artık, yağı-tuzu […]

Düşük ücret neyin göstergesi?

Gelişmiş ülkelerin çok uluslu işletmelerinin, imalatlarını, üretim maliyetlerinin en düşük olduğu ülkelerde yapmaya başlamalarının en önemli nedeni düşük işçilik maliyetleridir. Bundan dolayı dar gelişme yolunda olan ülkeler, asgari ücretleri düşük tutmaya çalışırlar. Ücretleri yükseltmek isteseler de yükseltemezler, bu sayede ucuz işçilik avantajını kullanarak yabancı fonların gelmesini veya yabancı sermayenin yatırımlarını ülkelerinde yapmalarını beklerler. Ucuz ücretlerin, […]

Orijin teorisi

Merhaba değerli okuyucular. Bugün sizlere kendi düşüncelerimin ürünü olan “orijin teorisi” nden bahsedeceğim. Orijin teorisi; kavramların, kesin surette, bulucularının niyetleri doğrultusunda ele alınması gerektiğini savunan bir teoridir. “Ele alma” kelimesi özellikle seçilmiştir zira bu teori, kavramları doğrudan kabule teşvik eden bir teori değildir; sadece kavramın özünü doğru bir şekilde anlamamıza ve bu temel üzerinden fikir […]

Hoca Efendi

Bazı öğretilerin çok dar bir alana sıkıştırıldığı günümüzden 80 yıl öncesine… *** Uzunca boylu, pembe yanaklı, bembeyaz sakallı, yumuşak ifadeli bir zattı İbrahim Efendi. Suadiye camisinin imamlığını yaptığı 40’lı yıllarda, ileri görüşlülüğü nedeniyle geri kafalıların boy hedefi haline bile gelmişti. Bir gün ikindiyi kıldırmak üzere camiye girerken, mahallenin işsiz güçsüz takımından Recep’in para talebiyle karşılaşmış; […]

Bal arısı ile eşek arısı ve demokrasi

İnsan tanrının yarattığı en değerli bir varlıktır. İnsanlara şifa sunan bal arısıdır, eşek arısı değil… Demokrasi yönetim sistemi de insan düşüncesinde şekillenmiş, insana değer üretme imkânı sunan, insanın özgürlüğüne saygı duyan bir yönetim sistemidir. Bal arısı nasıl ki bal üretme değeri ile görevli ise, demokrasi yönetim sistemi de insana özgürlük, adalet, huzur ile toplumsal mutluluğu […]

Zaman okunun kozmik orijini

Zaman kavramının en temel gerçeklerinden biri, geleceğin geçmişten farklı gözükmesidir. Fakat, kozmoloji ölçeğinden bakıldığından geçmiş ve gelecek aynı gözükebilir. Bu durumda “evren doğru gözlemlenememektedir” cümlesini söylemek tuhaf gelse de kozmolojistler bir karşılaştırma yapmak için çok az standartlara sahiptirler. Evrenin nasıl gözüktüğü hakkında bir tahmin yapabilir miyiz? Bu soruya doğru cevap vermek için kozmolojistler evrenin neden […]

En iyi kural kuralsızlıktır: Francisco Goya

  Romantizm akımı; özgürlük, adalet ve insan hakları, 18. yüzyılın ortasında çıkan bu akım duygu ve hayali ön plana çıkaran bir yapıya sahiptir. Romantizmde duygusallık, heyecan, özgürlük, doğa sevgisi, yurtseverlik, geçmişe özlem, ütopya gibi konular ön plana çıkarılmıştır. Klasisizme tepki olarak doğan bir akımdır. Klasizmin getirdiği katı kurallara karşı bir nevi isyan olarak bilinmektedir. Duygu […]

Yönlü krizler

Türkiye’de, birkaç yıldır var olan ekonomik krizin üstüne kovit-19 salgın hastalığı da eklenince,  kriz daha arttı, toplum üzerinde yarattığı derin ekonomik baskı ve stres iyice hissedilmeye başladı. Kriz kelimesi aslında başka anlamlarda kullanılsa da bu günlerde, özellikle ekonomi sektörüyle ilgili herhangi bir olayda suç krize atılır. Henüz dünyanın küreselleşmediği zamanlarda oluşan ekonomik krizlerin etkisi, bu […]

Yoksulun çocuğu, uzaktan eğitimden yoksun

Telefonum çaldı. Arayan, çocuklarına burs verdiğimiz bir anneydi. “Kızımın okulunda uzaktan eğitim veriliyor ama tablet ya da telefon olmadığı için kızım eğitim alamıyor. Her gün ağlıyor. Genellikle dışarıda iş aradığım için benim telefonumu da çok fazla kullanamıyor.  Ne yapacağımı bilmiyorum. Siz de ikinci el bir telefon ya da tablet bulunur mu acaba?” “Senin çocuğun devlet […]

Salih’in devesi

Gök Tanrı inancına göre eski Türkler, her canlı topluluğunun bir koruyucu ruhu olduğuna inanırlar. Bu koruyucu ruhlar zaman içinde evliyalarla da özdeşleşmiş. İslamiyet öncesindeki adını koruyan Veyis Baba da bunlardan biri. Veyis Baba, rivayete göre bir çobandır ve devecilik yapan, tüm sırları bilen ilk kişidir. 50 °C sıcaklıkta günlerce aç-susuz kalabilen, soğuk çöl gecelerinde vücut […]

Akıl çabayla işler

Akıl, insanoğluna verilmiş en büyük armağandır kuşkusuz. Onu işletmek de insan olmanın en temel işlevi… İşletmek diyoruz da; sandığımız kadar işletebiliyor muyuz; o akıl nasıl işliyor, kararlarımızı ve davranışlarımızı hangi unsurlar etkiliyor, orası çok karmaşık bir konu. Çok şeyi bildiğimizi sanıyor, kendimize o kadar çok güveniyoruz ki; düşüne taşına aldığımızı sandığımız kararlarımızın bile ardında her […]

Bir Delinin Hatıra Defteri

1809’da başlayan ve yalnızca 43 yıl süren yaşamına özlemleri, düşleri; bunalımları ile birlikte pek çok eser sığdırdı Nikolay Vasilyeviç Gogol. Masallar, Müfettiş, Palto, Ölü Canlar, Burun, Bir Delinin Hatıra Defteri, Fayton, Evlenme, Petersburg Hikâyeleri bunlardan bazıları. Puşkin’in derinden etkilediği yazar, öykülerinde çağının ve içinde yaşadığı toplumun değer yargılarına, bu değer yargılarıyla biçimlenen kişiliklere bakışını yansıtır. […]

Havva’dan Adem’e X Kromozomunun Garipliği

İnsanoğlunun kökeninin araştırılmasında DNA (deoksiribonükleik asit) molekülü yapıtaşı olma özelliğiyle büyük bir öneme sahiptir. Bu nedenle, DNA zincirlerinden oluşan kromozomlar, özellikle cinsiyeti belirleyen kromozomlar, bilimsel araştırmalar için en önemli materyallerdendir. Kadınlar ebeveynlerinden gelen toplam iki X kromozomuna (XX) sahipken, erkekler annelerinden gelen bir X, babalarından gelen bir Y kromozomuna (XY) sahiptir. X ve Y kromozomları […]

“Derin sonuçları olan zaman dilimleri”, 1552’de ne oldu?

Kavimlerin, milletlerin tarihlerinde kırılma değil de sonradan keşke denilen, derin sonuçları olan zaman dilimleri vardır. Anlatacağım olay; 9 yüz yıldır orada kök saldığını sandığın, iki ayda varlık ve bağımsızlığını kaybettiğin bir süreç. Mesleğim yönetim bilimini içerdiğinden 1552 yılını bu açıdan özet bir inceleme olarak siz okura sunmak istedim. 1552’de Osmanlı’nın sultanı Kanuni’dir ve iktidarının pik […]

Kölelik kalktı mı? 2 Aralık 1949

TDK, köle sözcüğü için üç ayrı anlam veriyor: 1) Savaşta tutsak alınan, yabancı ülkelerden zorla kaçırılıp özgürlükten yoksun bırakılan veya başkasından satın alınan kimse, kul, esir; 2) Birinin emri altında bulunan, özgür olmayan kimse; 3) Herhangi bir şeye aşırı derecede bağlı olan kimse. Türk tarihinde kölelik konusunu inceleyen bilim insanları, “köleliğin Hunlardan başlayarak Türk toplum […]

Yoksulun “yemek programı”

TÜİK’e göre Kasım ayında dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 2 bin 517 TL, yoksulluk sınırı ise 8 bin 198 TL. olmuş. Yine TÜİK, işsiz sayısını 4 milyon 110 bin, ümitsiz işsizlerin sayısını ise 1 milyon 336 bin olarak açıklamış. Ancak DİSK-AR’a göre Covit-19 etkisiyle Haziran ayında toplamda 14 milyon 263 bin işsiz var. Bunun […]

Çamaşırcımız Makbule Hanım

“Merhamet, cömertlik gibi yaklaşımları olabildiğince salıp baskıdan arınmış bir yaşam sürmek varken ayrımcılığa ne gerek var?” diyen Dilek Kent’in kaleminden çamaşırcı Makbule Hanım’ı okuyalım. Tasarrufun her aklı başında insan için zorunlu olduğu 40’lı yıllarda aklına estiği gibi ne banyo yapılır ne de çamaşır yıkanırdı. Otomatik çamaşır makinası şöyle dursun, merdaneli olanların dahi parmakla gösterildiği Erenköy’de, […]

Özgür Aşk: Jean Paul Sartre ve Simone De Beauvoir

“İnsan, önce kendi varlığına sonra diğer insanlara sorumludur. Bu sorumlulukların farkına varılması ve yerine getirilmesi için bireyin özgür olması gerekir.” Her ikisi de birer dahi çocuk olarak yaşamlarının ilk yıllarından itibaren dikkat çekmiş. Çocukluklarından başlayarak okuyor, okuyor, okuyorlar… Yazıyor, yazıyor, yazıyorlar. Simone De Beauvoir, 9 Ocak 1908’de Paris’te  geleneksel bir ailede dünyaya gelmiş. Babası George […]

25 Kasım Farkındalık

Bugün 25 Kasım Uluslararası Kadına Yönelik Şiddet ile Mücadele Günü! 25 Kasım-10 Aralık tarihleri arası, aynı zamanda kadına yönelik şiddetle mücadeleye ilişkin bir aktivizm kampanyasının yürütüldüğü tarihlerdir. Birleşmiş Milletlerin önderliğinde “16 Days of Activism Against Gender-Based Violence (25 November – 10 December) under the theme of Orange the World: #HearMeToo” olarak tâbir edilen 16 günlük […]

Çocuk Hakları/çocuğun hakları

20 Kasım 1989 tarihinde Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen (Türkiye dahil 193 ülke onaylamıştır) Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin dört temel ilkesi şunlardır: Ayrım Gözetmeme, Çocuğun Yüksek Yararı, Yaşama ve Gelişme Hakkı, Katılım Hakkı. Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre; On sekiz yaşına kadar her birey çocuk sayılır… Her çocuğun yaşama hakkı vardır… Çocuklarla ilgili konularda çocuğun görüşü özenle […]

TÜİK, o meşhur enflasyon sepetine muzu da alıyor mu?

Market kasasında bekliyorum. Önümde bir anne kız var. Anne, tezgâhın üstündeki üç beş parça gıda malzemesini poşete dolduruyor. Sonra cüzdanını açıp içinden para çıkarıyor. Kasiyer kız, aldıklarının ne kadar tuttuğunu söylüyor. Anne elindeki parayı hesaplıyor ve aldıklarını karşılamadığını görüyor. Poşetin içindeki beş adet muzu çıkarıp tezgâhın üstüne koyuyor ve “Muz kalsın!” diyor ve kasiyerden tekrar […]

Doğa dini nedir?

“Gerçeğe yönelerek, Allah’ın insanları üzerinde yarattığı doğa dinine yüzünü çevir. Zira Allah’ın yaratışında değişme yoktur. İşte, dosdoğru din budur, ancak insanların çoğu bilmezler.”*  deniyor Rum (Bizans) Suresi 30. ayette. “Doğa dini”, Yaratan’ın, insanları üzerinde yarattığı varlık yapısının dinidir. Katıksız olan bu din, eskimez ve aşınmazdır. İnsan, aracısız olarak ve yalnız Allah’a yöneldiğinde bu dinin sınırı […]

Özgürlük ve Demokrasi

Özgürlük Türk Dil Kurumu (TDK) sözlükte; “1. Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumu, serbestî, 2. Her türlü dış etkiden bağımsız olarak insanın kendi iradesine, kendi düşüncesine dayanarak karar vermesi durumu, hürriyet” olarak tanımlanmıştır. Sade yaşam özgürlüğümüzdür. Özgürlük de bizim yaradılıştan gelen özelliğimizdir. Özgürlük demokrasinin olmazsa olmazlarındandır. […]

Söylediğin söz, karşındakinin algılarıyla sınırlıdır

  İstediğiniz kadar; demokrasiden, hukuktan, özgürlükten dem vurun! Tümü kulağa hoş gelse de; toplumun üzerinde, “Allah, Kitap, peygamber” denildiğinde yarattığı etkiyi yaratmaz, yaratamaz. Bu kavramların anlamlı hale gelmesini istiyorsak; önce, bazılarının adını bile duyunca “tüylerini diken diken eden” dini, adam gibi öğrenmek zorundayız. Ama özünden, yani tek kaynağından! İnancım o ki, ortada bir sıkıntı varsa, […]

Beynimizin haritası

20. yüzyılın başlarında başlayan insan beyniyle ilgili bilgi edinme süreci 1980’li yıllarda süperiletkenlerle yapılan cihazların tıpta uygulama alanı bulmasıyla hız kazanmıştır. Süperiletkenlik kısaca elektrik akımının herhangi bir ortamda kayıpsız bir şekilde iletilmesi olarak tanımlanabilir.  Bilimdeki bu ilerlemeyle insan beyni ve işleme mekanizmalarıyla ile ilgili birçok bilginin elde edilmesi teknolojik olarak mümkün olmuştur. Süperiletkenlik teknolojisinin kullanıldığı […]

İşsizlik bütün kötülüklerin anasıdır

“…Yine işsiz bir sabaha uyanmıştı… Şu saati de ne diye kuruyorsam diye söylendi. Sanki işe gidecekmiş gibi her sabah aynı saate kurmaya devam etmenin ne anlamı var? … Yapacak pek fazla bir işi yoktu. Erken kalkınca gün daha uzun geliyordu… Meğer Allah’ın günleri ne kadar da uzunmuş diye düşündü. Çalışırken böyle miydi? Saatin sesiyle yataktan […]

Mağaralarda resim olarak başlayan serüven

“Dünya malı ne kadar toplanırsa toplansın, tükenir biter; söz kaleme alınırsa kalır, dünyayı gezinir.” (beyit, 114) diyor ünlü bilgin ve düşünür Yusuf Has Hacib, binlerce beyitten oluşan kitabı Kutadgu Bilig’de, yani “Mutlu Olma Bilgisi” nde.* Büyük şair, “Bak, doğan ölür; ondan eser olarak söz kalır; sözünü iyi söylersen ölümsüz olursun.” (beyit, 180) diyerek âdeta kendini […]

Bir değer üretme kavramıdır infak

Paylaşmak kelimesi günlük hayatımızda olumlu olarak çok kullanılan bir kelimedir. Bu kelime bazen bazı özlemleri de dile getirmek için kullanılmaktadır. Paylaşmak olgusu sanırız ülkemiz insanlarının sahip olduğu önemli duygu ve kavramlardan birisidir. Bireysel paylaşım konusunda, insan ilk yaradılışından bu yana pek fazla sıkıntı çekmeden bu duyguyu devamlı yaşamaktadır. Paylaşım konusunda ülke insanları olarak bizlerin de […]

İradesini başkasına teslim eden, güdülmeyi hak eder!

Gittikçe keskinleşen ayrımlar, bölünmeler, dini hassasiyetlerin siyasi çıkar aracı yapılıp değersizleştirilmeye çalışılması, insan hak ve hukukunun hiçe sayılması… Günümüzde ülkemiz, bu durumun en çarpıcı örnekleriyle dolu. Tüm bu olumsuzluklar; işin içinde, farkında olalım ya da olmayalım, aklımızı ve irademizi teslim ettiğimiz “birileri” olmadan hayat bulamaz. Aksi halde kitleleri, aklın ve vicdanın kabul etmediği yönde ikna […]

İnsan ne üzere yaşar

Etika adlı eserini geometrik bir temele dayandıran filozof Spinoza; evrensel ahlak yasasını düzenleyen en önemli öğenin doğa düzeni olduğunu vurgular ve insan, aklın tutkularla savaşında bu doğa düzeniyle uyum veya uyumsuzluk içinde olur, der. İster bilim insanı, ister din insanı, ister siyasetçi, ister sanatçı, ister üretici olun, doğada ortak yaşamı  sürdürebilmeniz için ancak doğanın oluşturduğu […]

Güven duygusu 

“İnanması zor ama 40’lı, 50’li yıllarda kendilerine göre ahlaki değerleri olan hırsızlar yaşamış buralarda.” Gece ferforje, ahşap veya hasır koltukları içeriye taşımak gerekmez … … bahçede unutulmuş bisikletlerin akıbeti merak dahi edilmezdi. Kümeslerden tavuk çalan tilkiler dışında, semt karakollarına pek iş düşmezdi buralarda. Daha önceki yıllarda yaşamış olan bazı hırsızlar, zeytinyağına su katan bakkalı, işçisini […]

Müslüman ecdat

Devrim yasalarımızdan biri de 26 Kasım 1934 tarihli ve 2590 sayılı “Efendi, Bey, Paşa gibi Lâkap ve Unvanların Kaldırıldığına dair Kanun” dur ve Anayasa’mızın 174. maddesinde yer alır. Bu devrim yasasının 2. maddesi ise günümüzde unutulmuş gibidir. Bu madde; “Sivil rütbe, resmi nişanlar ve madalyalar kaldırılmıştır. Bu nişan ve madalyaların kullanılması yasaktır. Harp madalyaları bundan […]

Dinci kin ve yalan

“…Allah’a karşı yalan uyduranlar…” (Nahl/Bal Arısı,116), “Doğrusu o yalan uyduranlar içinizden bir takımdır.” (Nur/Aydınlık,11) ayetlerinde de görüleceği gibi Kur’an’ın dini yalanı kabul etmez. Oysa ki din adına olur-olmaz ahkâm kesmeyi seven bazıları, özellikle söz konusu siyaset yapmak olduğunda, pervasızca yalan söylemeyi severler. Bu yalanlardan biri, “Tek parti döneminde Kur’an yasaklandı.” ya da benzer ifadesidir. Tarihçi […]

Nokta atışı yapan sözlerimizdeki yanlışlar

Önceki kuşaklarımızın mihenk taşlarından olan atasözlerimiz, deyimler ya da bazı sıfatlar olsun, bir olayı aktarmada âdeta nokta atışı yapar gibi, kısa ve öz anlatımlıdır. Tecrübeler ile hayat bulmuş bu kalıplar doğru kullanıldığında genç kuşaklara güç, fayda ve öngörü desteği olur. Ancak bu sözlerin yanlış kullanımlarının toplumda yaygınlaştığı da bir gerçektir. Bu yanlış kullanımları günlük konuşmalarda […]

Bakmasını bilen görür!

Doğada öyle canlı türleri vardır ki iki ayrı organizmanın yardımlaşarak birlikte yaşamasının örneklerini gözler önüne serer. Örneğin denizdeki pek çok canlının yanına yaklaşmaktan bile korktuğu köpekbalıkları, onların dişleri arasındaki besin kalıntılarıyla beslenen “pilot balıklar” nı yemez. Köpekbalığına âdeta diş tedavisi yapan, Malta palamudu da denilen bu balıklar, hem bu sayede beslenir hem de köpekbalıklarının yanında […]

Baba evinde disiplin

Yazar diyor ki; “Yasaya kendi başına ilaveler yapan bir kız çocuğu oluyorum bu durumda. 40’lı yılların  ruhu, dürüstlük anlayışı çocuğa kadar yayılmış; küçükleri bile etkiliyor.” 40’lı yıllarda, Başbakanlık Denetleme Kurumu müfettişlerinden olan babam rapor yazmak için hemen her akşam eve destelerle dosya kâğıdı getirirdi. O dönemde, devlete ait olan kırtasiyenin belirlenen amaç dışında kullanımı kesinlikle […]

“Bir gün o tabiat çocuğun tabiatı oldu.”

Depremler bu ülke insanının birbirine nasıl kenetlenebildiğini gösteren en acı örnekler. Son yıllarda birbirine düşman edilen Türk milleti, yine de acılarda birleşmeyi biliyor. Anadolu insanı tarihi boyunca maruz kaldığı pek çok felaketi -ki buna Anadolu’nun düşman işgali de dâhildir- anında örgütlenerek, tek vücut olarak atlatabilmiştir. Bunun örneklerini, yardımseverlik müessesesini insan severlik üzerine kurmuş olan tüm […]

Ne özünüzden kopun ne de putlarınızın kölesi olun!

Günümüzde “aydın” kelimesinin içi fazlasıyla boş! Kimi, en temel varlık değerlerine sırtını dönmüş, “özünden” kopuk, neyi reddettiğini bile bilmeyen sözde aydınlar kadar; bilime sırtını dönmüş, neye inandığının farkında olmayan, kendi algıları ile yarattığı “putlarının” kölesi olmuş, onlarca sözde aydın var ortalıkta. Tek kanatlı kuş uçabilir mi? Aydın denilen kişinin, aklını herkesten daha fazla işletebilmesi, herkesin […]

Deprem ve demokrasi

Deprem doğal bir âfettir. Yaşadığımız dünyanın doğal bir faaliyetidir. İnsanoğlu yeryüzünde yaşamaya başladığından günümüze deprem ile iç içe olmuş, zararlarını gördükçe aklını işleterek bu doğa olayı ile nasıl baş edebileceğini araştırmış ve bulmaya çalışmıştır. Demokrasi ile yönetilen, demokrasileri güçlü olan ülkelerde deprem ile yaşama konusu fen, bilim ve mühendislik devreye konularak zarar görme durumu minimize […]

İyi (!) Müslüman olmayanlar

Bazı utanmazlar, Tanrı’nın depremle “iyi Müslüman olmayanları” cezalandırdığını sanarak sosyal medyada, İzmirli vatandaşlarımız acı içindeyken, utanmazca paylaşımlar yapıyorlarmış. 7 Aralık 1988’de Ermenistan’da büyük bir deprem olmuş ve 25 bin insan hayatını kaybetmiş, 19 bin kişi sakat, 530 bin kişi de evsiz kalmıştı. Müslüman dünyasında , aynen bugün sosyal medyada o utanmazca paylaşımları yapanların benzerleri, “Ermenilere […]

Hep senin yüzünden

Sakat ruhlu bir takım kadın-erkek yine depremi içki ve zinaya bağladı.  Zihniyet değişmelidir! Bu söz bilmem kaç kez yazıldı, kaç kez daha yazılacak? Bir şeyler değişti mi ya da sizce değişecek mi? Yaşananlara bakılırsa toplum olarak değişimi sevmiyoruz, hatta istemiyoruz. Ülkeyi kuzeyden güneye, doğudan batıya arşınlayan iki temel eksenimiz var; siyasetçilik ve dincilik. İkisinin ortak […]

Bilmek bilgiyi yaşama geçirmektir

“Okuyun, diyor okuyun. Çünkü mürekkebin akmadığı yerde kan akıyor.” (Ali Şeriati) Öğrenmenin en temel ve kestirme yolu okumaktır. Bilmenin, yani öğrendiklerimizi pratikte uygulamanın en önemli başlangıç noktası okumak olduğu için olsa gerek; Tanrı bile ilk emrini verirken “Oku!” demiş. Mustafa Kemal de bu emrin önemini çok iyi kavramış olacak ki; cephede bile kitap okuyup, yapacağı […]

Milena’ya Mektuplar

Yalnızlık onun dipsiz kuyusu. Çünkü Franz, yalnızlık sözcüğünü iliklerine kadar gerçekten yaşamıştır. Ya da belki  yalnız kalmayı kendisi tercih etmiştir. 3 Temmuz 1883’te Prag’da Herman ve Julia Kafka’nın altı çocuğunun ilki olarak dünyaya gelmiştir. Kötü bir çocukluk dönemi geçiren Kafka, babasıyla hiçbir zaman iyi anlaşamamış, hatta ona duyduğu nefret ileride kendini de bir hiç olarak görmesine […]

Bilincin gevezelikleri

Yazar demiş ki: “…işte yeniden ona bir kişilik ve alınyazısı, bilincinin bitip tükenmeyen gevezeliklerinden kurtulma yolu, kendini tanımlama ve değerlendirmesi için bir yöntem sunuluyordu.” (Jean-Paul Sartre; Duvar) Günümüz insanının; özellikle de iş ve değer üretmekten uzak sözde aydın ve sözde siyasetçilerin takip etmesi gereken yolu göstermiş Sartre, yani “bilincinin bitip tükenmeyen gevezeliklerinden kurtulma yolu” nu… […]

Ekmeğe muhtaç!

Yaşadığımız dönem, dünya üzerindeki tüm uluslar için birçok açıdan büyük sıkıntı dönemi! Özellikle yaşanan pandemi süreci her ne kadar zengin-yoksul ya da eğitimli-eğitimsiz ayrımı yapmıyor gibi görünse de maddi imkânları kısıtlı olanlar için tablo vahim. Ekmeğe muhtaç kesimlerin paydası gittikçe artıyor. Ülkemizde de “ekmeğe muhtaç” olduğunu ifade edenler, “keyif çayı” ile cevaplanıyor. Bu tür cevaplar […]

Uruguaylı Mujica

2010 ve 2015 yılları arasında devlet başkanlığı yapan ve maaşının %90’ını hayır kurumlarına bağışladığı için dünyanın en fakir devlet başkanı olarak anılan Uruguaylı siyasetçi Jose Mujica demiş ki; “Ben insanların geceleri yatacak bir saçak altı bile bulamadıkları bir dünyada, başkalarının 500 metrekarelik malikanelerde yaşamasını anlamıyorum… Küresel ısınmadan bahsediyoruz ama doğaya saldırmaya ve çöp üretmeye devam […]

Bir işsiz ne yaşar?

“Çalışmak isteyip de çalışamamak… Günlerce, aylarca ya da yıllarca iş arayıp da bulamamak… Çaresizliğin karşısında o kırılgan noktaya gelmek işten bile değil. Bazen beynimin içinde deli deli düşünceler birbirleriyle yarışıyor. Ben işe yaramaz biriyim! İşe yaramadığım için de bu dünyada yerim olmadığını düşünüyorum. Evet, bir gün iş hayatı da bitecek elbette. Bunu kabul ediyorum ama […]