İmece usulünün resmileşmesidir kooperatif

 

Bir grup azınlık hariç tüm ceplere dokunacak olan 2021 Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi, büyük tartışmalar, atışmalar ve sataşmalarla kabul edildi. Kabul edilen bütçenin halka yararı; açlığa, yoksulluğa, eşitsizliklere çözümü olacak mıdır? Bunun cevabını siyasetçi versin diyebilirsiniz ancak bunun cevabı halk tarafından verildiğinde bir anlamı olacaktır. Herkesin doğrusu farklıdır ancak gerçek tektir.

Diğer yandan, su kıtlığı ve tarımsal kuraklık kapıda. Bunun doğal sonucu da hayat pahalılığı. Yarı kurak bir iklimimiz var. Söylendiği gibi su zengini bir ülke de değiliz. Çölleşme, su havzalarının yanlış kullanımı ve ormansızlaşma gözle görülebiliyor. Bunların artması demek, halk dilinde kıtlık demek. Nasıl aşılır sorusunun yanıtı ise her konuda olduğu gibi aklı kullanmak, bilime kulak vermek ve dayanışmak.

21 Aralık Dünya Kooperatifçilik Günü… Kooperatifçilik dayanışmanın en önemli örneklerinden biridir ve aynı zamanda da yardımseverlik, kardeşlik ve barıştır; sosyal adaleti sağlar, milli birliği pekiştirir. Kooperatifçilik; “kıtlık” gerçeğinin gündem olduğu bu zaman diliminde, özellikle tarımda üretkenliğin artırılmasında, üretici emeğinin değerlendirilmesinde çok büyük rol oynayacaktır.

Kooperatif, halk dilindeki imece usulünün resmileşmesi, kanun ve düzene göre yürütülmesidir. 

Ülkemizde kooperatifçilik kavramı, düşüncesi ve hareketi Mithat Paşa tarafından kurulan “Memleket Sandıkları” na kadar uzanır. II. Meşrutiyet yıllarında kooperatifçilik konusu üzerinde ilk duran isimler; Ethem Nejat ve sürgüne gönderilen Ahmet Cevat Emre sayılabilir. Avrupa’da, on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında kooperatifçilik büyük ilerleme gösterirken Osmanlı’da -yeniden yapılanmaya gidilse de- köylü, feodal düzeninin içinde ve ağır vergiler altındadır. Köylünün malı, iletişim ve ulaşımın eksikliği nedeniyle kente de ulaşmaz.

Gerçek anlamda kooperatifleşme süreci Atatürk ile başlar. Cumhuriyet’in ilanıyla kooperatifçilik, hukuksal ve düşünsel açıdan güçlenir. Atatürk’ün önderliği ve örgütlenme düşüncesi bu konuya da damgasını vurur. Atatürk, köylünün her konuda bilinçlenmesini istemektedir. Kooperatif sözcüğü, 1924 yılında ve ilk kez Cumhuriyet yasaları içerisinde yerini alır.

1942’de çıkarılan bir kanuna (4274 Sayılı Yasa/62.Md.) göre “her köy enstitüsünde birer kooperatif” kurulacaktır. II. Dünya savaşı köylüyü büyük sıkıntılarla baş başa bırakınca, “Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu” çıkarılır. Amaç köylüyü toprak sahibi yapmaktır. Bu kanun her ne kadar uzun bir müddet yürürlükte kalsa da (1945-1973) tarımdaki kurumsal yapıyı değiştirme “gücü” nü kullanamamıştır.

Atatürk, ortaklaşa çalışmanın önemini sık sık vurgular. (İzmir İktisat Kongresi,1923) Kongre’den iki yıl sonra bir yasa ile “Ankara Memurlar Tüketim Kooperatifi” kurulur. (1925) Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa bir numaralı, Başbakan İsmet İnönü ise iki numaralı ortak olurlar… Atatürk, “Tekir Çiftliği Tarım Kredi Kooperatifi” nin de kurucusu ve 1 numaralı ortağı olacaktır. (1936)

Mustafa Kemal Atatürk’ün bazı sözlerini de paylaşarak “kooperatifçilik” konusunun önemine bir kez daha dikkat çekelim:

“Ben de çiftçi olduğumdan biliyorum, makinesiz ziraat yapılmaz, el emeği güçtür, Birleşiniz. Böylece makine alınız.” (Kastamonu,1925)

“Bu sene zirai kooperatif teşkilatına başlanmış olması, bilhassa memnuniyetimize mucip oluyor. Bu kooperatifleri memleketin her tarafına teşmil etmeyi ziyadesiyle iltizam ediyoruz.” (1 Kasım 1929, TBMM açış konuşması)

“Kanaatim odur ki, muhakkak suretle birleşmede kuvvet vardır. Kooperatif yapmak, maddi ve manevi kuvvetleri, zekâ ve maharetleri birleştirmek demektir. … Müstahsillerin birleşmesinden şahsi menfaatlerini haleldar olacağını düşünenler tabii şikâyet edeceklerdir.” (İzmir Ticaret Odası, 1931)

Atatürk döneminde, çiftçilerin örgütlenmesi ve kooperatifleşmesi için özellikle 1924-1929 yılları arasında çıkarılan yasalar dizisine, 1935’te de Tarım Satış Kooperatifleri Kanunu ve Tarım Kredi Kooperatifleri Kanunu da eklenmiştir.  

Atatürk, İstanbul Üniversitesi’ne bağlı “Türk Kooperatifçiliği Derneği” ni de kurdurur. (1931)

Atatürk; ortaklaşmanın, örgütlenmenin ve paylaşmanın toplum yaşamına katacağı artı değerleri kooperatifçilik vesilesiyle de göstermiş, ileride yapılacak ve toplum yararına olacak çalışmalar için yol göstermiştir.

“İnsan ol, insanlara karşı insanlık yap;
insan vasfını kendin için en yüksek unvan olarak taşı.”
(Kutadgu Bilig, Beyit,5789)

İnsan vasfını taşıyan tüm yol göstericileri saygıyla anma ve yolunda yürüme zamanıdır.

Canan Murtezaoğlu

 

 

Yararlanılan kaynaklar;
Dr. Özlem Yıldırır Kocabaş; https://ticaret.gov.tr/data/5d41d6f613b87639ac9e021a/408dc506efa12cd18863b3d13b93038f.pdf
Cenk Reyhan; https://ataturkansiklopedisi.gov.tr/bilgi/Tar%C4%B1m_Kredi_Kooperatifleri