İnsan ne üzere yaşar

Etika adlı eserini geometrik bir temele dayandıran filozof Spinoza; evrensel ahlak yasasını düzenleyen en önemli öğenin doğa düzeni olduğunu vurgular ve insan, aklın tutkularla savaşında bu doğa düzeniyle uyum veya uyumsuzluk içinde olur, der.

İster bilim insanı, ister din insanı, ister siyasetçi, ister sanatçı, ister üretici olun, doğada ortak yaşamı  sürdürebilmeniz için ancak doğanın oluşturduğu veya yarattığı fiziksel, maddi değerleri, ahlakın özü olan hak gözetme ile sürdürebilirseniz, yücelen bir varlıksınızdır. Yok; hoyrat, bencil ve gaspçı iseniz biliniz ki, bir geçici başarının harareti ile sonuçta varlığınız yok olur.

Beş-altı bin yıllık bir planet yolculuğunun ürünleriyiz hepimiz.

Sümer’de öğretmen çivi yazısı ile tablete ahlaki değerleri yazarken insan için ortak sıfatları tanımlıyordu; dürüst ol, yalan söyleme, sana düşen görevleri yap, başkalarının hakkını yeme, sevgi ile yaklaş herkese, tutkularının esiri olma, başkalarına saygı duy.

Öğretmenin, Sümer’in çivi yazılı tabletindeki bu öngörüleri 21. yy okullarında Bill Gates’in iPadlerinde motamot (kelimesi kelimesine) sürüyor.

Ahlak insanlığın, zor da olsa yarattığı bir tarihsel üründür, ağır bedeller ödemesine karşın, vaz geçemediği önsözüdür Aristo’nun, Yuhanna’nın logosu, Farabi’nin kelamıdır.

Cenap Murtezaoğlu – İşletmeci