Mağaralarda resim olarak başlayan serüven

“Dünya malı ne kadar toplanırsa toplansın, tükenir biter; söz kaleme alınırsa kalır, dünyayı gezinir.” (beyit, 114) diyor ünlü bilgin ve düşünür Yusuf Has Hacib, binlerce beyitten oluşan kitabı Kutadgu Bilig’de, yani “Mutlu Olma Bilgisi” nde.*

Büyük şair, “Bak, doğan ölür; ondan eser olarak söz kalır; sözünü iyi söylersen ölümsüz olursun.” (beyit, 180) diyerek âdeta kendini de betimlemiş.  Bu çok değerli eseri çeviren, ordinaryüs profesör unvanına sahip Türk dil bilimci ve bilim insanı Prof. Dr. Reşid Rahmeti Arat da Yusuf Has Hacib’i anlatırken; “Türk tarihinin önemli bir devresi için -kendisinin severek kullandığı bir terimle- sönmeyen bir meşale yakmıştır.” diyor. Yusuf Has Hacib, 11.yy’da yazmış eserini. Bu tarihten 4 asır önce de Kur’an, “Kaleme ve yazdıklarına andolsun ki…” (Kalem Suresi,1) diyerek dikkatini çekmiş insanoğlunun hem de yeminle vurgulayarak, pekiştirerek…

Kırk konu başlığıyla ülke insanının, toplumun, yönetenin ya da yönetilenin din adına, insanlık adına aşamadıklarını, vatandaş okumaları olarak hazırladığım el kitabım “OKU!” nun ilgili sayfasından kısa bir alıntı verelim.

“Kalem ve yazdıklarına andolsun” ifadesinin anlamını kavrayabilenler; dünyada önde gidenler, tarihe not düşmesini bilenlerdir. Ülkesinin bağımsızlığı için savaşırken bile sürekli okuyan, yazan Mustafa Kemal Atatürk, Millî Mücadele’nin ayrıntılarıyla anlatıldığı Nutuk gibi dev bir tarihsel belgeyi kaleme  almış ve ulusuna armağan etmiştir.” (“OKU!”, s. 9)

Mevcut bilgilerimize göre milattan önce üç binli yıllarda, Sümerlerle başlayan yazı serüveni elbette yüzyıllar boyu sürecektir; adı belki levha, belki kitap, belki ekran olacaktır ama sürecektir… Binlerce yıl önce mağaralarda resim olarak başlayan serüven o kadar yol katetti ki, artık ağzımızdan çıkan söz anında yazıya dökülebiliyor ve o yazı Hacib’in de ifade ettiği gibi “dünyayı geziniyor.”

Sözün özü, insanoğlu “kalem ve yazdıkları” dan vaz geçmek niyetinde değil. O kadar değil ki; uzayda yani ağırlıksız ortamlarda, su altında ve yaklaşık -50 ile 200°C gibi geniş bir sıcaklık aralığında bile kullanılabilen kalemler geliştiriyor. Bilgisini, düşüncesini, kavrayışını her hal ve şartta yazıya döküp kayıt altına almak için her türlü çalışmayı yapan akıl sahiplerine selam olsun…

Canan Murtezaoğlu

 

 

*Kutadgu Bilig, Kabalcı Yayınevi