Millet unsuru

TDK, milleti[1], “Çoğunlukla aynı topraklar üzerinde yaşayan, aralarında dil, tarih, duygu, ülkü, gelenek ve görenek birliği olan insan topluluğu, ulus” olarak tanımlamıştır.

Tarihi süreç içerisinde milletin ne olduğu sorusuna cevap olarak, iki farklı anlayışın ortaya çıktığını görmekteyiz. Bunlar objektif ve sübjektif millet anlayışıdır.

Objektif millet anlayışına göre millet, objektif birtakım olguların bir araya gelmesi ve kişilerin bu olgular üzerinden birbirlerine bağlanmaları neticesinde bir araya gelmiş topluluklardır. Bu olgular, maddi yani 5 duyu ile hissedilebilir olgulardır. Örneğin; ırk, dil, etnik köken vb. olgular objektif olgulardır[2]. Belirtelim ki, her ne kadar 5 duyumuz ile algılayamazsak da din olgusu objektif bir bağ olarak görülebilir. Neticede herhangi bir dinin bir toplumda ön planda olduğunu gösteren belirtiler bulmak mevcuttur. (ibadethaneler, ibadet şekilleri, resmi dinin olması vb.)[3] 

Sübjektif millet anlayışına göre ise, millet manevi nitelikteki bir takım duygu ve düşüncelerin bir araya getirdiği insan topluluğudur. Bu anlayış, insanların birtakım objektif değerler neticesinde bir araya gediklerini ve milleti bu şekilde oluşturduklarını reddetmektedir. Aksine insanlar, idealler, hatıralar, ülkü birlikleri, geçmiş birliktelikleri gibi çeşitli hissiyatlar neticesinde bir araya gelerek milleti oluşturmaktadırlar[4]. Yargıtay’ın görüşü de bu yöndedir[5].
(Ali Nuri Öztürk, Devletin Birliğini ve Ülkenin Bütünlüğünü Bozma Suçu, Yüksek Lisans Tezi, 2020, s. 4-5)

Ali Nuri Öztürk

 

[1]http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_gts&arama=gts&guid=TDK.GTS.5927f4ae456b35.06525749 Erş: 26.05.2017   1. tanım kullanılmıştır.

[2] Kemal Gözler, Türk Anayasa Hukuku Dersleri, Düzeltilmiş ve Güncelleştirilmiş 24. Baskı, Haziran 2019, s. 56.

[3] İbid., s. 56-57 ayrıca bkz: Gözler (Devlet), op. cit., s. 51-57.

[4] Gözler, op. cit., s. 57-58 ayrıca bkz: Gözler (Devlet), op. cit., s. 57-58/Yüzbaşıoğlu, op. cit., s. 13.

[5] “Millet, ülke üzerinde yaşayan, tarihsel ve sosyolojik yönden belirli aşamalar geçirmiş, kültür ve ülkü birliğine ulaşmış topluluktur.” – T.C. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Esas No: 1999/1296, Karar No: 1999/3623 Tarih: 22.11.1999 (Aktaran: Topçu, op. cit., s. 27).