“Millî egemenlik, mali egemenlik”

“Tarih 16 Ağustos 1838… İngiltere ile Osmanlı arasında bir ‘Serbest Ticaret Antlaşması’ imzalanmıştır. Antlaşmaya göre İngiliz makine endüstrisi malları Osmanlı ülkesine gümrüksüz girecektir. Bu antlaşma ile Osmanlı’nın korumasız el tezgâhları kısa zamanda yok edilir. Ülkedeki geleneksel üretici kesim, Avrupa ürünleriyle rekabet edemez ve ekonomik hayattan silinip gider. Bu antlaşma ile Osmanlı ekonomisine öldürücü bir darbe indirilmiştir. Şüphesiz Atatürk, Genç Cumhuriyet’in, sanayi atılımlarını gerçekleştirmeden ayakta duramayacağının farkındadır.

Batılı ülkelere göre Türkiye, bağımsız bir devlet olmuştur olmasına ama ne sermayeye ne de bilgi birikimine sahiptir. Ticaret ve bankacılığı ise azınlıkların elindedir. Yani ekonomik açıdan yardım almadan toparlanması mümkün görünmemektedir ancak Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin başında bir Mustafa Kemal vardır ve bu kez ekonomik bağımsızlığın meşalesini İzmir’de yakacaktır. Henüz İstiklâl Savaşı verilirken, 17 Şubat 1923’te 1. İzmir İktisat Kongresi düzenlenir. Mustafa Kemal kongrede emperyalist ülkelerin hiç de hoşuna gitmeyecek bir konuşma yapar. Konuşmanın, tarihe geçen bazı satırlarını verelim.

“Tarihin ve tecrübenin süzgecinden arta kalmış bir gerçek vardır. Türk tarihi incelenirse, gerileme ve çöküntü nedenlerinin iktisadi sorunlara bağlı olduğu görülür. Tam bağımsızlık için şu kural vardır: Millî egemenlik, mali egemenlikle desteklenmelidir. Bizleri bu hedefe götürecek tek kuvvet ekonomidir. Siyasi ve askerî muzafferiyetler ne kadar büyük olursa olsun, iktisadi zaferlerle taçlandırılmadıkça payidar olamaz. … Çünkü bu devlet, bu ulus ekonomik egemenliğini elde ederse, güçlü bir temel üzerine yerleşmiş ve yükselmeye başlamış olacaktır. Ve artık bunu yerinden kımıldatmak mümkün olmayacaktır. İşte düşmanlarımızın, gerçek düşmanlarımızın izin vermedikleri ve bir türlü kabul etmedikleri budur.”

Atatürk, yerli üretime ve yerli malı kullanımına büyük önem vermektedir. 1923 yılında İzmir İktisat Kongresi’nde yaptığı konuşmada, bağımsızlığın korunması için yerli malı üretilmesi ve kullanılmasının önemine dikkat çekmiştir. Bu düşünceden hareketle ‘Millî İktisat ve Tasarruf Cemiyeti’ kurulur. (18 Aralık 1929) Başkanlığına TBMM Başkanı Kazım (Özalp) Paşa seçilir.” *

1.İzmir İktisat Kongresi’nin üzerinden tam 97 yıl geçti. Kendimize soralım:

Türkiye’nin dev fabrikalarının, millî kuruluşlarının özelleştirme marifetiyle elden çıkartıldığı, bankalarının, yollarının, köprülerinin, santrallerinin, limanlarının ve daha pek çok millî servetinin yabancıların eline geçtiği, buğdaydan, mısıra gümrük vergilerinin sıfırlandığı, çiftçinin yok edildiği, iğneden ipliğe her şeyin ithal edildiği, yerli muzun, Çikita muz ile yarıştırıldığı ülkemizde tam bağımsızlıktan söz edilebilir mi?

Tülay Hergünlü – SMMM

 

*Tülay Hergünlü, “İngiliz Sicimi’nden Amerikan Bezi’ne, Doğu Kitabevi, Sayfa: 44- 45- 84- 101