Nusrat’la yazılan tarih

Nusrat (Nusret) mayın gemisi 3 Eylül 1914’te Çanakkale’ye gelir. Almanya’da özel şekilde mayın dökme gemisi olarak inşa edilmiştir. Çanakkale Boğazı’nda zaten önceden Boğaz’ı kesecek şekilde döşenmiş mayın hatları bulunmaktadır.

6 Mart gecesi Çanakkale müstahkem mevki komutanı Cevat Bey, mayın grup komutanı Hafız Nazmi Bey’e; Yarın akşam, Nusrat’la, son kalan 26 mayını şu gördüğün Erenköy mevkiinde kıyıya paralel olarak dökeceksin.” der. Mayınların Boğaz’ı kesecek şekilde değil de kıyıya paralel olarak Erenköy mevkiine dökülmesi fikri, mayın uzmanlarının ince bir çalışmayla ortaya çıkardıkları mükemmel bir fikirdir. Çünkü düşman zırhlıları Boğaz’a grup olarak girmekte ve görevini tamamlayan grup ikmal yapmak için geriye dönerken arkadaki grupların yollarını kesmemek için Boğaz’ın en geniş yerlerinden biri olan Erenköy mevkiinde manevra yapmaktadır.

Nazmi Bey, ertesi gün Nusrat mayın gemisi komutanlığı yapacak olan Tophaneli Yüzbaşı Hakkı’yı bulur. İki gün önce kalp krizi geçirmiş olan yüzbaşı hakkı görevi kabul eder. 7 Mart’ı 8’e bağlayan gece yarısı Nusrat demir alarak Çanakkale’den uzaklaşır. Bütün ışıklarını söndürüp kıvılcım atmasın diye ocaklarını bastırır, rota izleyerek hedefine doğru ilerler. Gemi daha önce döşenen mayın hatlarından geçer ve Erenköy mevkiine girer. Düşman devriye gemileri projektörleri ile suyun yüzünü aydınlatmaktadır. İlk mayın platforma alınır ve atış anı beklenmeye başlanır ve neticede 26 eski tip mayın belirlenen rota doğrultusunda suya bırakılır…

Geri dönüş yolculuğu başlar. Daha önceki dökülen mayınlar ve düşman devriye gemileri Nusrat’ın yolu üzerindedir. Bir an için Nusrat’ın çok yakınında bir karaltı ortaya çıkar. Devriye görevine devam eden düşman gemisi olmalıdır. Düşman gemisinin projektörleri yanar, hızla, üzerlerine doğru gelmektedir. Ölüm ve ışık dalgasını içine girmelerine saniye kala, Türk kıyılarında yanan projektör bir mucize yaratır ve düşman projektörünü deniz üstünde yakalar. Beklenmedik bu ışık kavgası Nusrat’a yaşam umudunu geri verir. Nusrat, süren ışık çarpışmasının altından sessizce sıyrılır.

Görev büyük bir başarıyla yapılmıştır. Nazmi Bey sevinçle Hakkı Bey’i arar ancak cevap alamaz.  Nusrat mayın gemisinin komutanının hasta kalbi bu ışık savaşındaki heyecana dayanamamış, duruvermiştir. Bu olaydan on gün sonra müttefik donanması saldırıya geçecek ancak 7–8 Mart gecesinde, Nusrat’tan dökülen mayınlarla düşmanın yüzen kaleleri birer birer batmaya başlayacaktır.

Tophaneli Yüzbaşı Hakkı’yı ve Çanakkale Savaşlarının tüm şehitlerini saygıyla anıyoruz…

Canan Murtezaoğlu