Orijin teorisi kapsamında ulaşım

Sözlük tanımıyla ulaşım, “bir şeyi bir yerden başka bir yere aktarma” eylemidir. İnsanoğlunun bu konuda kullandığı ilk vasıtalar, M.Ö 4. veya 3. milenyumda, başta atlar olmak üzere, evcilleştirilmiş hayvanlardır. Bu durum, o devrin insanının, ulaşımı bir yaşayış gerekliliği olarak kavramasının bir sonucudur.*

Bu orijin bize ulaşımın ve dolayısıyla ona vesile olan vasıtaların, bir ihtiyaç olarak değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Ne var ki günümüzde ulaşım vasıtaları, başta arabalar olmak üzere, bu orijinden uzak bir biçimde de kullanılmaktadır. Artık araba dediğimiz obje, kişiler için bir ihtiyaçtan öte bir statü göstergesi ve zevk aracı niteliği de taşıyabilmektedir. Başka bir deyişle bilimde gereksizlik söz konusudur.

Ulaşım kavramının, orijini bağlamında ele alınabilmesi için belli başlı parametrelere uyulabilir. Yazımızın son kısmında, bu parametreler ve karşı oldukları “gereksizlikler” belirtilmiştir. Şöyle ki:

-Kesin surette ihtiyaç olunmadığı sürece (sağlık nedenleri, alternatif ulaşım eksiklikleri vs.) kişi, ulaşım için toplu taşıma vasıtalarını kullanabilir. Toplu taşımalar istisnasız şekilde kişinin kullanımına hazır oldukları gibi, kişinin bu tarz ulaşım vasıtalarını kullanması onu pasif olarak da zengin edebilecektir; kişi hem araba almak masrafından hem de dolaylı olarak vergi ve bakım giderlerinden muaf olacaktır. Ayrıca kişinin toplu taşıma kullanması ona kanuni bir sorumluluk yüklememektedir.

-Şayet kişinin bir arabaya veyahut başka bir ulaşım aracına kesin surette ihtiyacı varsa, piyasa modellerinden en basit nitelikte olanı seçilebilir. Bu tarz bir yaklaşım, kişilerin çoğunlukla ön plana çıkarttıkları şekilci yaklaşımların önüne geçebilmek adına önemlidir.

-Belli bir coğrafya için üretilen araçları, farklı coğrafyalarda kullanmamak da ulaşımın orijinine uygun bir yaklaşımdır. Arazi araçlarının şehir içi ulaşımlarda kullanılması bu duruma çarpıcı bir örnektir. Zira bu tür araçlar şehir içi ulaşım için üretilmemektedir. Ancak kişiler zevksel nedenlerle bu tarz arabaları şehirlerde kullanabilmektedirler. Bu durum yukarıda belirttiğimiz parasal sorunları katladığı gibi (aşırı benzin tüketimi), park yeri sıkıntısı ve trafik akışını engelleme gibi sorunlara da yol açabilmektedir.

Bu parametreler elbette ki çoğaltılabilir. Burada tek dikkat edilmesi gereken nokta ulaşımın bir yaşayış gerekliliği olarak ele alınmasıdır. Bu tarz bir yaklaşımın hem kişisel hem de toplumsal olarak refaha erdirici sonuçları olacağı kuşkusuzdur. Yeter ki ilkel devirlerin mirasları, kişilere olduğu kadar kitlelere de hizmet edebilecek şekilde ve özünden kopmadan ele alınsın.

Ali Nuri Öztürk

alinuriozturk@gmail.com

*Wikipedia