Orijin teorisi

Merhaba değerli okuyucular.
Bugün sizlere kendi düşüncelerimin ürünü olan “orijin teorisi” nden bahsedeceğim.
Orijin teorisi; kavramların, kesin surette, bulucularının niyetleri doğrultusunda ele alınması gerektiğini savunan bir teoridir. “Ele alma” kelimesi özellikle seçilmiştir zira bu teori, kavramları doğrudan kabule teşvik eden bir teori değildir; sadece kavramın özünü doğru bir şekilde anlamamıza ve bu temel üzerinden fikir yürütmemize vesile olur. Bu yaklaşım 3 farklı kategori kapsamında işletilir:

-Teorik bozulma

-Geleneklerin ticarileşmesi

-Bilimde gereksizlik

Bu teorinin amaçları her bir kategori bağlamında şu şekilde sıralanabilir;

Teorik bozulma durumunda orijin teorisinin işletilmesinin amacı, ideoloji, din, fikir, etik vb. soyut değerlerin politika, hurafe, anlam çarpıklığı vb. negatif değerlerden arındırılmasıdır. Bu ancak kavramın en saf halinin anlaşılmasıyla olur. Ör: İslam dünyasına 633-644 yıllarındaki Pers işgali sırasında giren satranç oyununun caiz olmadığı hakkında bir hadisin olması. Hadisler Hz. Muhammed’in ölümünden uzun yıllar sonra ortaya çıkmıştır ve güvenilirlikleri ciddi derecede tartışmalıdır. Kaldı ki, Hz. Muhammed 632 yılında vefat etmiştir ve satranç ile ilgili bir bilgi sahibi olması mümkün değildir.

Geleneğin ticarileşmesi durumunda orijin teorisinin işletilmesinin amacı, dünyanın farklı yerlerinde ortaya çıkmış geleneklerin veya hayat tarzlarının, sosyolojik gerçekliklerinden koparılarak, ticari bir mantıkla dayatılmasının önüne geçmektir. Ör: Doğum günlerinde, mumlu doğum günü pastaları ile kutlama yapılması. Bu konuda çeşitli teoriler olmakla birlikte, biz sadece bir tanesine yer vermeyi yeterli görmekteyiz. Pagan orijini teorisine göre kötü ruhlar doğum günlerinde insanları ziyaret ederdi. Bundan korunmak için doğum günü sahibi çembere alınır (günümüzün daire şeklindeki pastaları) ve şamata yapılırdı. Bugün bu tarz bir anlayış, özellikle bizim topraklarımızda söz konusu olmasa bile bu durum, gereklilikmiş gibi davranılmakta ve kutlamalar için harcama yapılabilmektedir. İnsanın ölüme yaklaştığı bir günü kutlaması ya da en azından masraflı bir şekilde kutlaması ne kadar anlamlıdır?

Bilimde gereksizlik durumunda orijin teorisinin işletilmesinin amacı, bilimsel üretimlerin gereklilik dışında parametreler üzerinden değerlendirilmesine karşı çıkmaktır. Ör: Facebook, kurucusu Mark Zuckerberg tarafından, Harvard üniversitesi öğrencilerinin bir araya gelebileceği bir sosyal ağ platformu olarak düşünülmüştür. Bu yaklaşım ilk bakışta gerekli gibi görülebilir ve hatta bu tarz bir zihniyette temel olarak bir sorun yoktur. Ancak sosyal medya üzerinden yapılan samimiyet çabaları özellikle global bir düzlemde çok yapay kalmaktadır. Her bir bireyin, bir sosyal ağa dahil olması gerekmemektedir ama belki de her birey “Aa Facebook’un yok mu?” garipsemesine bir şekilde maruz kalmıştır. Oysa bugün bu platform (hatta platformlar), insanların özel hayatlarını döktükleri, başlarını kaldıramadıkları ve siber zorbalığın hüküm sürdüğü bir platform olmuştur. Sosyalleşmenin ve mesajlaşmanın daha samimi ve yalın yolları olduğu kuşkusuzdur.

Bu satırların yazarı olarak belirtmek isterim ki yıllardır böyle bir farkındalık içinde olmadım. Örneğin; dinle ilgili pek çok yanlış bilgi edindim, ihtiyacım olmayan birçok madde için para sarf ettim, sosyal medyada (pratik nedenlerim de olsa) çok gereksiz vakit geçirdim. Bütün bu anılar ve özellikle dünyanın, ilerleme konseptine çarpık bir bakış açısı ile baktığını düşünmem, beni bu tarz bir teori üzerinde düşünmeye sevk etti. Elbette ki savunuculuğum bu teorinin insan üretimi bir fikirden ibaret olduğu ile eşdeğerdir. Bu teori, en nihâyetinde 8.000.000.000 bireyin içinden, bir kafanın düşündükleridir. En az diğer fikirler kadar yanlışı en az diğer fikirler kadar doğrusu vardır. Teorimi farklı kılan ise sadece ve sadece öze ağırlık vermesi ve pozitif gericiliği, negatif ilericiliğe tercih etmesidir. Zira bazen geriye gitmek kişiyi/kişileri ileri götürecektir.

Bu kapsamda, belirli aralıklarla, herhangi bir konunun orijini hakkında bir yazı kaleme alacağız. Bunun yanında yukarıda belirttiğimiz üç kategoriye girmeyen ama genel kültür kapsamında orijini bilinmeye değer kavramları da gene belirli aralıklarla aktaracağız.

Son olarak belirtmek isterim ki, bu teori sadece mevcut bilgilerimi sizlere aktarmak adına değil, aynı zamanda kendi iç dünyamı zenginleştirmek ve saf bilgiyi öğrenmek adına da olumlu bir platform niteliğindedir. Eğer orijini hakkında yazmamı istediğiniz bir konu ya da orijini hakkında yazılmış bir konuda aktarmak istediğiniz bir bilgi varsa e-posta adresimden bana ulaşabilirsiniz.

Hepinize iyi seneler.

Ali Nuri Öztürk
(alinuriozturk@gmail.com)

 

Not: İlgili bilgiler, Wikipedia’dan alınmıştır.