Seyit Onbaşı, “Tevekkülün haddi azamisi”

Seyit Ali (Seyit Ali Çabuk) Rumeli Mecidiye tabyasının erbaşlarındandı. Görevli olduğu bataryanın topları düşman ateşinden zarar görmüş ve 4 toptan bir tek top sağlam kalmıştı. Bu topun da mermileri namlu ağzına götüren vinci arızalanmıştı. Bunun üzerine Seyit Ali yaklaşık 275 kg. ağırlığındaki top mermisini, arkadaşı Niğdeli Ali’nin yardımıyla sırtlayarak top merdivenlerini çıktı ve mermiyi top kundağına yerleştirdi. Seyit Ali, üçüncü atışında İngiliz gemisi Ocean’a isabet sağladı. Atılan mermi geminin bacasından içeri girerek gemiye büyük hasar verdi. Kontrolü kaybeden gemi Nusrat’ın döşediği bir mayına çarparak battı. Seyit Ali‘ye ödül olarak onbaşılık unvanını verildi. 19. Tümen Komutanı Mustafa Kemal, Nisan başlarında Seyit Onbaşı’yı  Bigalı köyündeki karargâhında konuk etti.

Mustafa Kemal, sahil bataryalarında görev yapan asker, zabit ve kumandanlar için şu sıfatları kullanacaktır: “… Şayanı takdir bir fedakârlıkla, hani cesaretin, tevekkülün haddi azamisiyle sonuna kadar toplarını kullanmışlar, vazifelerini ifa etmişlerdir.”*

Buradaki tevekkül, sözlükteki “her şeyi Tanrı’ya, yazgıya bırakma” ifadesiyle sınırlı değildir. Kur’an’ın dininde tevekkül; “İnsana düşen, bütün imkânları kullanarak iş ve değer üretmek, fakat evrenin düzenini yine de onun sahibi olan kudrete bırakmaktır.”**

 

O atıştan sonra müstahkem mevki komutanı, Seyit Onbaşı’dan top mermisi sırtında iken fotoğrafının çekilmesini ister. Seyit Onbaşı ne kadar zorlansa da top mermisini kaldıramaz. Bunun üzerine Harp Mecmuası için ancak tahta bir mermi maketiyle bugün elimizde olan yukarıdaki fotoğraf çekilebilir.

Seyit Onbaşı, Büyük Taarruz’a da katılacaktır. 1934’te Çanakkale’ye giderken Havran’da konaklayan Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk ile görüşen Seyit Onbaşı (1934) Soyadı Kanunu ile Çabuk soyadını alacaktır.

Hatırasını saygıyla anıyoruz, ruhu şâd olsun…

Canan Murtezaoğlu

 

 

*Ruşen Eşref Ünaydın; Anafartalar Kumandanı Mustafa Kemal ile Mülâkat, s.12
** Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk; Kur’an’daki İslam, Yeni Boyut, s. 522