Türk kadını artık ülkenin kaderinde söz söyleme hakkına sahiptir

1924 Anayasası görüşülürken ilk millîleştirme gerçekleştirilir; Ergani Bakır Madeni millîleştirilir. Dinî mahkemeler kaldırılır, yargı birleştirilir. İstanbul Üniversitesi (Darülfünun)’ne tüzel kişilik verilir. Üniversite artık özgürdür. Anayasa görüşmelerinin ikinci gününde kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmek istenir; ancak, o günkü kafalar buna izin vermez! 1921 Anayasası’nda kaldırılamayan Kanunu Esasi (1876) yürürlükten kaldırılır. 1. Madde’de Türkiye Devleti’nin bir Cumhuriyet olduğu belirtilir. En katı maddesi ise  devlet şeklinin Cumhuriyet olduğuna ilişkin 1. Madde’nin değiştirilmesinin teklif dahi edilemeyeceğini öngören maddedir. (m. 102 /son)

1930’lu yıllar, eğitim ve kültür politikalarının yanı sıra, Türk kadınlarının tüm vatandaşlık haklarını elde ettiği yıllardır. Esasında, Osmanlı’nın son döneminde başlayan “Batılılaşma” hareketleri ile özellikle Tanzimat Dönemi (1839-1876)’nde, kadınlara bazı hakların verilmesi konusunda ilk adımların atıldığı görülmektedir. Bu dönemde devlet eliyle ilk kez kız çocuklarının eğitim ve öğretimine yönelik çalışmalar başlatılır; rüştiye, idadi ve sultani gibi ortaöğretim kurumlarına ve okulların öğretmen ihtiyacını karşılamak için açılan kız öğretmen okullarına gitmelerinin yolu açılır. Öğretmenlik mesleğinin yanı sıra Ebe ve Kız Sanayi Mektepleri gibi okullarda, kız öğrencilerin meslek sahibi bireyler olarak çalışma hayatına atılmaları sağlanmıştır.  Kızlar, Meşrutiyet Dönemi’nde, 1915’te açılan İnas Darülfünunu ile yükseköğrenim hakkını da kazanmışlardır.

Cumhuriyet dönemine gelindiğinde bu kez Atatürk kolları sıvar. Kadınların siyasî hayatta seçme ve seçilme hakkını elde etmeleri için 1930 yılından başlayarak bir dizi yasa çıkarılmasına öncülük eder. Belediye seçimlerinde seçme hakkı (1930) ve Köy Kanunu’yla da muhtar seçme ve köy heyetine seçilme hakkı tanınır. (1933) Gül Esin, ilk kadın muhtar olarak seçilir ve göreve başlar. 

1934 yılına gelindiğinde ise kadınlara siyasette “seçme ve seçilme” hakkı tanınır. Bursa belediye meclisi, ilk kez bir kadını; Zehra Hanım’ı başkan yardımcılığına seçer. TBMM’de bir Kanun değişikliği yapılır ve kadın-erkek her Türk’ün seçme yaşı 22, seçilme yaşı 30 olarak belirlenir.  (5 Aralık 1934) Türk kadını artık ülkenin kaderinde söz söyleme hakkına sahiptir.

 

Tülay Hergünlü – SMMM

 

Tülay Hergünlü, İngiliz Sicimi’nden Amerikan Bezi’ne, Doğu Kitabevi, s.lar 56, 102, 104