Bilmek bilgiyi yaşama geçirmektir

“Okuyun, diyor okuyun. Çünkü mürekkebin akmadığı yerde kan akıyor.” (Ali Şeriati)

Öğrenmenin en temel ve kestirme yolu okumaktır. Bilmenin, yani öğrendiklerimizi pratikte uygulamanın en önemli başlangıç noktası okumak olduğu için olsa gerek; Tanrı bile ilk emrini verirken “Oku!” demiş. Mustafa Kemal de bu emrin önemini çok iyi kavramış olacak ki; cephede bile kitap okuyup, yapacağı reformları düşünmüş…

Okumak, öğrenmek için ilk adımı atmak demektir.  Öğrenmek, bilmenin başlangıcı; bilmekse bilgiyi yaşama geçirmektir. Farklı bir ifade ile sorunlar karşısında çözüm üretebilmektir.

Ne güzel özetlemiş Francis Bacon; “Bizi güçlü yapan yediklerimiz değil hazmettiklerimizdir, bizi zengin yapan kazandıklarımız değil muhafaza ettiklerimizdir, bizi bilgili yapan okuduklarımız değil kafamıza yerleştirdiklerimizdir.”

Okumak, ihtiyaç olmanın ötesinde bir “zorunluluktur” artık! Benjamin Franklin’in dediği gibi; “Bir ülkede okumaya karşı istek artmadıkça, gaflet ve bu gafletten doğacak felâketler azalmaz.”

Ne dersiniz, çok tanıdık geldi değil mi ? (Meltem Kaynaş Kazezyılmaz; Gönül Titredi Kalem Yazdı, İnsan Üçgeni, Doğu Kitabevi, s. 15  )

Meltem Kaynaş Kazezyılmaz – Planlama Uzmanı