Hep senin yüzünden

Sakat ruhlu bir takım kadın-erkek yine depremi içki ve zinaya bağladı.  Zihniyet değişmelidir! Bu söz bilmem kaç kez yazıldı, kaç kez daha yazılacak? Bir şeyler değişti mi ya da sizce değişecek mi? Yaşananlara bakılırsa toplum olarak değişimi sevmiyoruz, hatta istemiyoruz. Ülkeyi kuzeyden güneye, doğudan batıya arşınlayan iki temel eksenimiz var; siyasetçilik ve dincilik. İkisinin ortak özelliği ise havalecilik!

Şimdi bunlara bir bakalım: Örneğin, seçim zamanı siyasetçilik yapan “değişim” der ancak seçim bitince kaldığı yerden devam eder. Sadece etmekle kalmaz, neden değişim olamadığını da türlü bahanelerle anlatır. Ancak bu bahaneler asla üstüne yapışmaz; “hep senin yüzünden” tavrını korur ve bu konuda ustadır, sihirbazdır!

Dincilik konusunda ise durum daha da vahimdir çünkü dinci “değişim” kelimesini sevmez ve asla “değişim” istemez. Zaten kendinden başkası dini temsil etmez/edemez; bu kuruntu ve avuntu ile üstün hisseder. Hele bir de doğal âfet yaşanmaya görsün; hemen zinadan, içkiden dem vurur! Kendisi “temiz”, başkası “pis” tir. Kolayını bulmuştur, havalecilik karakteri olmuştur. Ne, “Başınıza gelen herhangi bir yıkım ellerinizle işlediklerinizden ötürüdür.”* (Şûra/Danışma,30) ifadesini bilir ne de “Kendinizi temize çıkarmayın.”* (Necm /Yıldız,32) ifadesini… Siyasetçilik ve dincilik aynı yolun yolcularıdır…

Canan Murtezaoğlu

*Hüseyin Atay; Kur’an-ı Kerim ve Türkçe Çevirisi